Yalan söylediğimin ortaya çıkacağını en başından biliyordum ama doğruyu söylemek için fazla çekingendim, o yüzden hep süslerdim doğruyu. Toplumun "yalancı" diye aşağıladığı yaratıklardan bir farkım yoktu ama doğruyu pek de kişisel bir kazanç için gizlemiyordum ben.
Sadece sabahtan akşama kadar ikinci katın beş metrekarelik odasında tıkılı hâlde eski dergileri okuyup aptalca bir şekilde yaşıyordum. İntihar edecek enerjimi dahi kaybetmiştim.