Tanımak kendi kabını aşıyorsa tanıyandan tanıştırma talep etmek tabiidir. Daha iyi tanıyan daha az tanıyana elbette rehberlik eder. İlim, sanat, hüner ehlinin yaptığı da budur. Mürşitlerin yaptığı da budur, hatta bizim günlük hayatta yaptığımız da budur. Sürekli bazı tanıdıklarımızı başka tanıdıklarımızla tanıştırmaz mıyız?
... Elbette hak yola götüren mürşitler de öyle Onlar tanıdıkları Mevla'yı henüz tanımayanlarla tanıştırırlar.
Halbuki insan hoştur. Yokluğun değil varlığın eseridir. Onu insan yapan cebinde, bankada, elinde, evinde, iş yerinde, devletinde biriktirdikleri değil, kalbinde büyüttükleridir. O asıl izzetini ve haysiyetini hoşluğunu muhafaza ederek elde eder.