insana zarar veren, onu hasta yapan geçirdiği üzücü olaylar değil, bu olaylar sırasında çektiği acıdan bahsedememesi, onu dile getirememesi, öfke, hiddet, üzüntü, çaresizlik gibi duyguları göstermesinin ve yaşanmasının yasak olması karşısında duyduğu ümitsizliktir.
Kişinin ana-babasını suçlaması, bundan sonra onun sitemli bir insan olacağı anlamına gelmez. Aksine ana-babasına duyduğu bu hisleri yaşayabildiği için artık bunları başka insanlara yansıtmasına gerek kalmayacaktır. Adolf Hitler'de de gördüğümüz gibi, sadece diğer insanlara yansıtılan nefret doyumsuzdur ve sonsuza kadar sürer. Çünkü hissedilen duygu ve onun yöneldiği insan, bilinçte birbirinden ayrılmıştır.