daha fazlasına dayanmaya gücü yoktu üstüne bu hikayenin kalan kısmını da merak etmiyordu fazlasıyla yorgundu. Günlük işlerini yapamayacak kadar yorgun.. Her sabah uyanmakta zorluk çeker, gece uykusu diye bir şeye sahip değildi uzun süredir. Bu saçma düzenden o kadar yorulmuştu ki üstünü giyinmeye, yataktan kalkmaya, bir yerden bir yere gitmeye bile mecali yoktu bırak fiziksel harelet gerektiren aktiviteleri konuşmaya bile mecali yoktu. Günün dörtte üçünü ölümü düşlemekle geçiriyordu ki bu da fazlasıyla yoruyordu onu zaten. Yaptığı hiçbir şeyden, yediği içtiği hiçbir şeyden tat almıyordu artık bu gencecik yaşında tüm umutlarını kaybetmişti geleceğe dair. İçtiği sigaradan, alkolden bile tat almıyordu artık zevk vermiyordu hiçbir şey ona bırak mutlu olmayı bir şeyler hissetmiyordu artık, karanlık dışında hiçbir şey görmüyordu artık. Mecali kalmamıştı artık hiçbir şeye, hiç kimseye..
Rabia Tüfekcioğlu