Rabia Tüfekcioğlu

daha fazlasına dayanmaya gücü yoktu üstüne bu hikayenin kalan kısmını da merak etmiyordu fazlasıyla yorgundu. Günlük işlerini yapamayacak kadar yorgun.. Her sabah uyanmakta zorluk çeker, gece uykusu diye bir şeye sahip değildi uzun süredir. Bu saçma düzenden o kadar yorulmuştu ki üstünü giyinmeye, yataktan kalkmaya, bir yerden bir yere gitmeye bile mecali yoktu bırak fiziksel harelet gerektiren aktiviteleri konuşmaya bile mecali yoktu. Günün dörtte üçünü ölümü düşlemekle geçiriyordu ki bu da fazlasıyla yoruyordu onu zaten. Yaptığı hiçbir şeyden, yediği içtiği hiçbir şeyden tat almıyordu artık bu gencecik yaşında tüm umutlarını kaybetmişti geleceğe dair. İçtiği sigaradan, alkolden bile tat almıyordu artık zevk vermiyordu hiçbir şey ona bırak mutlu olmayı bir şeyler hissetmiyordu artık, karanlık dışında hiçbir şey görmüyordu artık. Mecali kalmamıştı artık hiçbir şeye, hiç kimseye.. Rabia Tüfekcioğlu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Rabia Tüfekcioğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
2020 33. kitabı
Gabriel Garcia Marquez
6.3/10 · 25bin okunma
"seks, insanın aşkı bulamadığında elinde kalan bir tesellidir"
"Bir şeyler hissetmenin özlemiyle yanıp tutuşurken oturdu uçurumun kenarına bu gencecik yaşında artık hiçbir şey hissedemez olmuştu. Aşk, sevgi, acı, üzüntü hiçbirini hissedemiyordu en son ne zaman ağlamıştı ki?en son ne zaman ağladığını bile unutmuştu. Kim olduğunu unutmuştu sahi kimdi o? geçmişine dair zihninde oluşan tek imge karanlıktı karanlıktan başka bir şey yoktu geçmişinde. Hoş şimdisinde de geleceğinde de karanlıktan başka bir şey görmüyordu. İnancı kalmamıştı hiçbir şeye ne sevileceğine ne seveceğine ne de o karanlıktan bir ışık görebileceğine inanmıyordu artık. Her ne kadar bitmiş olsa da dışarıdan öyle görünmüyordu neşeli, bakımlı ve güç timsali gibi görünüyordu ama bir bilselerdi içini zihninde sürekli bu dünyadan gitme arzusu vardı sürekli ölümü düşünüyordu ne başarmaya gücü vardı ne de başarısızlığı kabullenmeye... Dünyayı bir masaldan ibaret görüyordu ama çocukken dinlediği güzel mutlu masallardan değil karanlık alabildiğine karanlık bir masal olarak ve bu masalın devamını merak etmiyordu artık. Bu dünyadan çekip gitmeye de cesareti yoktu pek.ara sıra gelip gidiyordu uçurumun kenarına işte yakıyordu üç beş sigara belki bu sefer bitirebilirim bu kabusu diye oturuyordu uçurumun kenarına ama yine tüm cesaretini kaybedip son sigarasını da bitirdikten sonra kalkıp gidiyordu dalıyordu tekrar karanlığın içine.." Rabia Tüfekcioğlu