İleride karşılayacağımı da, geride bıraktığımı da, her şeyi bütünüyle O’nun takdîr Ettiğini ve her şeyin ancak O’nun Emri'yle gerçekleştiğini bilmek; geleceğin korkusunu ve geride bıraktığımın kederini bana unutturdu...
Her şeyin O’nun Eli'nde olmasına, elbette benim elimde olmasından daha çok güveniyorum. Ve biliyorum ki O’nun her Takdîri'nde ancak hayr vardır, O’nun her Meşîeti ancak Hikmeti iledir. O’nun Mülkü'nde, O’nun İstemediği hiçbir şey olmaz. O, Mülkü'nde Dilediği gibi tasarrufta Bulunan Mâlik’tir. O Hikmet Sâhibi Olan Hakîm’dir ki hiçbir şeyi abesen ve boşuna Yapmaz.
Nîmet Verdiği gün Azîz ve Kerîm Olduğu gibi, şer ile imtihân Ettiği gün de Alîm ve Halîm’dir. Hayr ancak O’nun Tedbîri'ndedir; kulu bundan gâfil olsa ve hayrı başkasında sansa da...
O’nun Rızâsı ancak O’ndan Geleni huzur ve rızâyla karşılamaktadır; kulun kendi kurgusunda ve rızâsında değil. Göklerin ve yerin anahtarları Elinde Bulunan, Dilediğine Dilediğini Açan, Dilediğinden Dilediğini Alan Allah Sübhânehû ve Teâlâ, kalplerin O’na beslediği zanlardan yücedir...
Hikmetin Hakkındaki cehâletimi Bağışla ve bana, Sana kavuşana dek İmtihânlarındaki hikmeti görmeyi ve beni râzı Olduğun hâlde Görmeni nasîb et ey Rabb'im...