Hatasız kul olmaz. İnsan, zayıf aciz bir varlıktır. İnsanın etrafı nefis, şeytan ve şeytanlaşmış insanlar dediğimiz düşmanlarla çevrilidir. Dolayısıyla günaha düşebilir. Ama unutmamak lazımdır ki Hz. Adem bile peygamber olduğu halde dünya hayatında tevbesiyle yaşadı. Bizler bunca günahın içinde ne kadar tevbe etmemiz gerektiğini düşünelim artık.
Fakat ayeti kerime de buyruluyor ki; onlar günahlarına pişman olup hemen tevbe ederler.
Bir gün orta yaş dönemindeyken Efendi hazretlerimiz, bir şeyh efendi ile muhabbet ederler. Efendi hazretlerimiz der ki:
"Biz insanlara bu kadar anlatıyoruz. Şöyle yapmayın böyle yapın diye. Ama insanlar amel etmiyor, bizi dinlemiyorlar. Buna sebep nedir?"
Şeyh hazretleri:
"O insanların suretleri insandır fakat siretleri değişmiştir" diyor.
Eski ümmetler günah işledikleri vakit ertesi gün sabaha suretleri değişmiş şekilde kalkarlardı. Zina eden ertesi gün tanınır, içki içen tanınır daha ne günah işlendiyse hiçbir şey gizli kalmazdı böylece.
Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Allah'a dua etti: "Benim ümmetimin suretlerini değiştirme Ya Rabbi" dedi. Allahu Teala, O'nun duasını geri çevirir mi; o ki O'nun kainati yaratış sebebi; Habibim dediği 'sevgilisi.'