S

Puan vermedi·176 syf.··
2024 35. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2024 18:19
16. Yüzyılın Osmanlı'da ki havasını, yaşantısını bize gösteren bu muhteşem kitap bugün ki aile-birey çatışmasını, abi-kardeş çatışmasını, dostluk kavramının önemi gibi konuları o zamanın konularıyla harmanlayıp bize sunuyor. Bu kitap bir çocuğun başarabileceklerinin yaşla ve boyla değil; tecrübe, azim, akıl, cesaret ve sabır gibi kavramlarla olabileceğini de gösteriyor. "Sevebiliyorken sev ve hala korkabiliyorken kork..." "Ama bunlar acı veren duygular Reis." "Bırak versinler... Çünkü acı çekmek, bütünüyle hissizleşmekten iyidir."
Ulak - Çelik Hilal'in GölgesindeOkay Tiryakioğlu · Genç Timaş Yayınları · 2019241 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·176 syf.··
2023 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2023 00:00
“Bu kitabı neden yazdım? Delirmemek için.” Yıl 1944. Yer Auschwitz toplama kampı. Hayvan vagonlarına balık istifi şeklinde sıkıştırılan Yahudiler. Çocuklarını arayan anne babalar. Anne, baba ve kardeşlerini arayan çocuklar. Kaos. Zayıf ve hasta olanların fırınlara yakılmaya gönderildiği, çalışacak durumda olanların yaşamak için birbirini ezdiği bir yer Auschwitz kampı. Eleme geceleri, ölüm çukurları, tecavüzler, açlık, korku. Kitabın önsözünde, “Söyleyecek çok şeyim vardı ama onları anlatacak kelimelerim yoktu” diyor yazar Elie Wiesel. Gece, Nobel Barış Ödüllü yazar Elie Wiesel’in ailesiyle birlikte Auschwitz ve Buchenwald toplama kamplarında kaldığı dönemi anlatan gerçek bir yaşam öyküsü. Anlatılanların gerçek değil de kurgudan ibaret olmasını isteyeceksiniz kitabı bitirdiğinizde. Kitabı, bilinen türlerinden farklı kılan kısmı yaşananların 14 yaşındaki Elie Wiesel’in başından geçmesi. Kurgu kitapları okuduğumuzda “yazar amma da abartmış” diyebiliriz ya da anlatıcının objektifliğinden şüphe duyabiliriz ama bu tarz otobiyografik kitaplarda anlatılanların gerçek olması okuyucudaki bu şüpheyi en aza indiriyor. Öyle ki, tüm ailesini kampta kaybeden, babası yanıbaşında öldürülürken korkusundan ses çıkaramayan bir çocuk Wiesel. Kurtulduğunda onurunu ve Tanrı’ya olan inancını da ailesiyle birlikte yitiren birçok Yahudi çocuktan birisi. İnsan seçimini kendisinin yapmadığı bir şeyden dolayı nasıl sorumlu tutulur? Kendi seçme şansı olmadığı aidiyetlerinden dolayı insanların öldürüldüğü, zulüm gördüğü bir dünyada bunu sorgulamak en büyük insani görevimiz belki de. Tahmin edeceğiniz üzere kitapta bolca hüzün var. Bazı kitaplar hüznü, bazıları sevinci anlatır. Bazılarında hem hüzün hem de sevinç anlatılır. Bu kitapta ise sadece hüzün var. Bu anlamda Gece için, insanın ruhunu
GeceElie Wiesel · Koridor Yayıncılık · 20242,029 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2024 5. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2024 16:45
18. yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen isimlerinden Akinari Ueda’nın en tanınmış eserini okudum. Bu kitap birbirinden farklı şekilde gelişen ve dokuz fantastik anlatıdan oluşan bir öykü koleksiyonu. Kitaba adını veren hikaye gibi bir şey de söz konusu değil, aslında kurguların temaları ‘’yağmur’’, ‘’ay’’ ve doğanın eşsiz güzelliklerinin betimlemeleriyle süslendiğinden olsa gerek, kitabın ismine bu başlık uygun görülmüş sanırım. Doğaüstü varlıkların eşliğinde, bazen gerçek bazen de gerçeküstü olayların içinde buldum kendimi. Öykülerin kökleri ve kaynağı da Çin ile Japon halk hikayelerine dayanıyormuş. Yazar ‘’Çin’’ kaynaklı olanları tekrar düzenleyip birkaç ufak değişiklikle kendi ülkesine özgü kurgular yaratmış. İnsan ve doğanın sonsuz etkileşimini yansıtan bu öykülerde, yazarın üzerine parmak bastığı şeyin ‘’ahlaki değerler’’ olduğunu anlamak mümkün. Yağmur ve Ay Öyküleri
Yağmur ve Ay ÖyküleriUeda Akinari · İthaki Yayınları · 2022631 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2024 6. kitabı
Öncelikle Sevgili Serdar Tuncer’e bu eseri yazdığı için canı gönülden teşekkür ediyorum.. Kitap satın alırken Serdar Tuncer’in Delilim Yok Kalbimden Başka” kitabına denk geldim aldım, bi çırpıda okudum... Bu kitapla hayatımızı, insanlığımızı, kulluğumuzu, Müslümanlığımızı, dostluğumuzu, arkadaşlığımızı hepsini tekrar sorgulamayı öğreniyoruz. Yazarın değindiği tüm konular, üzerine uzun uzun düşündüren cinsten. Şöyle sessiz sakin bir yerde büyükçe bir ağacın altında oturup bu kitabı okurken arada da durup gökyüzüne bakacak ve okuduklarınız üzerine düşüneceksiniz. Adeta terapi gibi.. Ayrıca kitap düşündürmenin yanı sıra bazı eksik yönlerimizi görmemizi de sağlıyor ki ibret alalım... Ve asıl bu eserine gelecek olursam gerçekten tek kelimeyle muazzam. Kitapta insanın kişiliği, aile yaşantısı,dindarlığı, vatanseverliği hepsi ayrı ayrı konu edilerek ele alınmış.. .. O kadar yalın ve yumuşak bir dille kaleme dökülmüş ki kitabın birçok satırının altını ısrarla çizmeden geçemedim.. Asla vakit kaybı yaşatmayacak, sizi sık sık düşündürecek hayatınıza ciddi anlamda yön vermenizi sağlayacak güzel bir başucu eseri niteliğinde... Kitaptan alıntı; “Kimse giremez yazıp astım kalbimin kapısına. O gül yüzlü girip oturdu başköşeye. Güldü; ben okuma bilmem dedi... “ Bilenlerin geri döndüğü nice kapılar vardır ki bilmeyenlerin önünde açılır ardına kadar... Ben bilmem ama sanırım bilmeyenlerin bir bildiği var bilenlerin asla bilemeyeceği!.. Serdar Tuncer Hiçbir Zaman Hiçbir Şey
Hiçbir Zaman Hiçbir ŞeySerdar Tuncer · Profil kitap · 20191,854 okunma