ümit dediğin gece sigara dumanının altında bitmiyormuş.
bazen sabahın dokuzunda, otobüste zar zor bulup oturduğun cam kenarında açtığın
sait faik abasıyanık, havada bulut sayfa otuz yedide de,
'o gelmemiştir, onu beklemek ne zor,' diyor.
sonra bir dışarı bakıyorsun, bir önüne, bir yanına.
her şey, herkes her zamanki gibi..
yine otobüs şoförü birdenbire önüne çıkan birine küfür ediyor, amcalar siyaset yüzünden sabah sabah kafa ütülüyorlar ve bunların hepsini duyuyorsun; çünkü kulaklığının bir tanesi bozuk, diğerinde de ahmet aslan türküsünde,
'vuruldum, düştüm yere gidemedim uzağa,' diyor.
sonra tekrar bir dışarı bakıyorsun, bir önüne..
sonra yanına bakacaksın ama başın, önünde baktığın alıntıdan bir türlü kalkmıyor:
'o gelmemiştir, onu beklemek ne zor'
zar zor, ellerin titreyerek gri bir kalemle altını çiziyorsun
ve daha durağın gelmemiş olmasına rağmen otobüsten inip, o sigara dumanının altında kalarak
yürüyorsun.
z.
@ruhsalintiharlar
·
umutsuzluk insanı öldürür.
boşa umut etmek ise süründürür. ölmek bir gün, sürünmekse her gün.
ümit dediğin gece sigara dumanının altında bitmiyormuş.
bazen sabahın dokuzunda, otobüste zar zor bulup oturduğun cam kenarında açtığın
sait faik abasıyanık, havada bulut sayfa otuz yedide de,
'o gelmemiştir, onu beklemek ne zor,' diyor.
sonra bir dışarı bakıyorsun, bir önüne, bir yanına.
her şey, herkes her zamanki gibi..
yine otobüs şoförü birdenbire önüne çıkan birine küfür ediyor, amcalar siyaset yüzünden sabah sabah kafa ütülüyorlar ve bunların hepsini duyuyorsun; çünkü kulaklığının bir tanesi bozuk, diğerinde de ahmet aslan türküsünde,
'vuruldum, düştüm yere gidemedim uzağa,' diyor.
sonra tekrar bir dışarı bakıyorsun, bir önüne..
sonra yanına bakacaksın ama başın, önünde baktığın alıntıdan bir türlü kalkmıyor:
'o gelmemiştir, onu beklemek ne zor'
zar zor, ellerin titreyerek gri bir kalemle altını çiziyorsun
ve daha durağın gelmemiş olmasına rağmen otobüsten inip, o sigara dumanının altında kalarak
yürüyorsun.
z.
@ruhsalintiharlar
·
umutsuzluk insanı öldürür.
boşa umut etmek ise süründürür. ölmek bir gün, sürünmekse her gün.