Bir amacım ya da bir fikrim yoktu, yoğun karanlıkta öylece yürüyordum. Nereye ulaşacağımı bilmiyordum. Çünkü ondan sonra, onun kanlar içinde kalmış iri gözlerini gördükten sonra karanlık ve sonsuz gece yaşamımı baştanbaşa sarmıştı. Yürüyordum. Çünkü evimi aydınlatan o iki göz sonsuza dek kapanmış ve benim için artık bir yere ulaşmanın ya da ulaşmamanın bir önemi kalmamıştı.