İçimizdeki araba,duygular yoluyla dışımızdaki maddi arabaya bağımlı olan nefsimizdi.Dışarımızdaki araba,bağlılığımız nedeniyle bizi asıl mahbubumuz olan En Sevgili'den uzaklaştıran dünyevi mahbublarımızın bir sembolüydü,o kadar. Arabanın ölümü ,aslında,nefsin dünyevi mahbublardan el çekmesi demekti-yani,nefs-i mutmaine makamı.Mesele bedenin ölümü değil,heveslerin ve nefsi arzuların, hevanın ölümü idi.
"Allah der ki:'Onları uyarsan da, uyarmasan da inanmazlar.' Kar makinesini çalıştıran makinistler baharın geldiğine inanmazlar,oysa baharın belirtileri işte apaçık ortada, karlar da zaten eriyor."
"Araban olsa da olmasa da," diye sürdürd konuşmasını Şeyh, "Yine de yürüyebileceğin iki ayağın var.Dilin ve kalbin olduğu sürece de,sana düşen şükretmektir.Araban,sağlığın hatta dilin ve kalbin Allah'ın mülküdür."
'İnsanların imanı ile arabası, bazı yönlerden birbirinin tıpkısıdır' dedi."İnsanların imanı üzerine bir çizik ya da küçük bir çentik atın, bakın ne yaparlar."