Beni affet Allah'ım diye dua ettim, çünkü ben sürekli O'nun rahmetinden şüphe ediyordum,ama O, her defasında, bana rahmetinden şüphe etmeme mahal olmadığını gösteriyordu.
Bunun da ötesinde kalbin ancak aşk ve ibadetle diri kalacak bir hayatı vardı; çiçek dersi bundan haber veriyordu.İşte böylece,içi boş küçük sürgün benim için özel bir anlama bürünüverdi.
Dahası, bu insanlar bu dünyaya hak etmediği bir kıymet verirler.Nihayet dünya çiçeği solmaya yüz tutunca da her defasında acıyla irkilir,sonun eriştiğine bir türlü inanmak istemezler.
Dünya da nihayet insanın kışın soğuklardan uzakta, yumuşak ve sıcak döşeğinde yaşadığı bir mekan değil midir?İnsan da ,tıpkı güzel bir saksı çiçeği gibi, her türlü lüksle gübrelenip, ölümün sonunda kendisin de alıp götüreceğini unutturacak dünyevi refahlar içnde uyumuyor öu ? Oysa zaman durmadan akıp gidiyor, rüzgâr gibi geçiyor.