Biz Türkler başörtüsünün küfre direniş serencamımızda gücümüze güç katan bir unsur şekline kavuşacağı hazırlığı içindeyken türbe yeşilinin dolar yeşiline dönüşmesinin rahatsızlığıyla uğraşmak zorunda kaldık.
Kur'an-ı Kerim'i elimizden alınıp vatan kalbi bildiğimiz Kâbe'mizin gasp edilişini gerçekçi yaklaşımlarla yorumlama hevesindekiler Türklerin tümden yok oluşu fikrine de "Nerede o günler!" hasretiyle bakıyor. Biz Türkler olanca varlığımızı hükmî şahsiyetimize rapt etmiş halimizle bir yerdeyiz. Tarihin ortasındayız. Kendimizden çok Rasûlü Ekrem'i seviyoruz.
Eğer Müslüman iseniz Rasûlü Ekrem'in ashabına "Beni kendinizden çok seveceksiniz" dediğini hatırlayın. Demek ki kendimize karşı samimiyet dediğimiz şey kendimize bırakılmamış. Ellerinin senin ellerin olduğuna şüphe yok. Hiç kimse ellerini senin elinden alamaz. Sen kimsin? Hep aynı kendin kalamadığına dikkat et. O ellerle sadaka verdiğin zaman bir şeysin. O ellerle hırsızlık yaptığın zaman başka bir şeysin.