Bazı insanları zamanla hasletlerinden, ahlâklarından ötürü seversiniz lâkin bazılarına tanımadan etmeden içiniz akıverir, ne olursa olsun onu sevmek gayrı ihtiyârîdir.
“Sadece diyorum ki kimin neye istidâdı varsa gayreti de o yönde olur. Bu bir üstünlük münâzarası değil; yalnızca vâr olma ve var kalabilme mücâdelesidir. Kimi mücâdele eder, kimi mücâhede...”
Şerrin içinden doğan hayrı neden sonra fark ederiz hiç anlayamadım. Belki de Murâd-ı İlâhî böyle işliyor; insan, o an idrâk etseydi zaten imtihânın hükmü kalmazdı.