“Tası suya daldırıp dudaklarıma götürüyorum. Su daha önce hiç içmediğim kadar soğuk ve temiz: Babamın bırakıp gidişinin tadı var suda; hiç orada olmayışının, gittikten sonra bana ait hiçbir şeyin olmayışının tadı.”
“İkimiz de konuşmuyoruz, tıpkı kimi insanların mutluyken yaptıkları gibi. Aynı anda, bu düşünce aklımdan geçerken tam tersinin de olabileceğini fark ediyorum.”