Başka birinin yalnızlığına girmenin olanaksız olduğunu anlıyorum. Bir başka insanı, az da olsa, tanıyabileceğimiz doğruysa, bu ancak o kişinin kendini tanıtmak istediği ölçüde gerçekleşebilir.
Bulunduğu yerde olmak onun için olanaksızdı. Çünkü, yaşadığı sürece hep olduğundan başka bir yerde, burasıyla orası arasında belirsiz bir noktadaydı. Ama ne gerçekten buradaydı ne de gerçekten orada.
Bazen düşünürüm: Balayındaki çiftlerin gittiği Niagara Şelalesi'ndeki o otelde annemin bana nasıl gebe kaldığını. Bu işin nerede olduğu önem taşıdığından değil. Ama bu birleşmenin tutkusuz bir kucaklaşmayla, soğuk otel çarşaflarının arasında görmeden, görev yapar gibi elleyip yoklamayla gerçekleştiğini düşündükçe, dünyaya gelişimin böylesine bir rastlantıya dayandığı bilincine vararak eziliyorum.