Ruya Aydın

Ruya Aydın
@ruyaaydinaz
Aliterasyon mu, fonolojik farkındalık mı? İkiside!
Puan vermedi
Üç Müzik Matrak Masal – Margaret Atwood Margaret Atwood Kanadalı yazar Margaret Atwood’u bu kez bambaşka bir yönüyle tanıyoruz: çocuklara kelime oyunlarıyla dolu, kahkahalı masallar anlatıyor! Fatih Erdoğan’ın çevirisiyle yayımlanan kitapta 3 eğlenceli öykü var: Kızıl Kakül ve Korkunç Kuzenleri Bahtsız Bebek ve Bezgin Begonya Solgun Simalı Sahipsiz ve Sert Sultan’ın Süper Sıradışı Çamaşırhanesi Atwood’un masallarındaki aynı harfle başlayan kelimeler, yalnızca bir kelime oyunu değil. Bu tekrarlar çocukların fonolojik farkındalığını geliştirmesine, dili ritmik ve eğlenceli bir şekilde keşfetmesine ve mizahı tanımaya başlamasına katkı sağlıyor. Çevirmen Fatih Erdoğan da bu ses oyunlarını ve ritmi Türkçeye başarıyla taşıyarak, çocukların hem eğlenmesini hem de dilin müziğini keşfetmesini mümkün kılmış. Okul öncesi çocuklar için hem eğlenceli hem de dil gelişimine katkı sağlayan bir kitap. Emin olun, bu masalları dinlerken çok gülecekler. 6-9 yaş
Çocuk Edebiyatı
3 Muzip Matrak MasalMargaret Atwood · Doğan Çocuk Yayınları · 20253 okunma
Reklam
Le Guin’in Masal Dünyasında İçsel Yolculuk
Puan vermedi
Ursula K. Le Guin’in masalsı dünyasına adım atmak, sadece bir maceraya çıkmak değil; aynı zamanda kendi iç yolculuğuna çıkmak demek. Kızıl Kısrak, onun bu felsefesinin en güzel örneklerinden biri. Kitaptaki öyküler cesaret, özgürlük ve kendini keşfetme temalarını işler: • Kızıl Kısrak’ın Sırtında Bir Gezinti: Ablası trollerden kardeşini kurtarırken, cesaret ve sevginin gücünü öğreniyor. • Balina Süleyman’ın 931. Dünya Turu: Bir boa ile zürafa dostluğu, sabrı ve bilgelik yolculuğunu hatırlatıyor. • Liz Webster: Ağ ören sıra dışı örümcek, yaratıcılığın ve farklı olmanın değerini anlatıyor. Kızıl Kısrak’ta her öykü, içsel keşif ve bireyleşme temasını işler. Dışsal bir tehdit yerine karakterlerin içsel yolculukları ön plana çıkar.
Kızıl KısrakUrsula K. Le Guin · Xlibris Yayınları · 202522 okunma
Dünyayı Kucakladıkça, Dünya da Seni Kucaklar!
Puan vermedi
Vialand’in sevilen maskotları Kaptan Gaga ve ekibi, bu kez büyük bir çevre felaketinin ortasında! Kaybolan Profesör Apostrof’un izini sürerken, plastik atıklardan oluşan korkunç bir Plastik Canavarı ile karşılaşan kahramanlarımız, Lagaluga Gemisi ile bilinmezliklerle dolu bir yolculuğa çıkıyor. Bilmeceleri çözüyor, fırtınalara göğüs geriyor ve doğayı tehdit eden bu tehlikeyi durdurmak için zekâlarını ve cesaretlerini kullanıyorlar. Plastik Canavarı, 600 yıldır ölümsüz olduğunu iddia ediyor ve her kükrediğinde çevreyi pet şişeler, plastik oyuncaklar ve atıklarla dolduruyor. Dünya adeta bir çöp yığınına dönüşmek üzere! Ancak bilim, dostluk ve doğaya duyulan sevgi, bu macerada en güçlü silah! Profesör Apostrof, çöp yiyen bakterileri keşfediyor ve Plastik Canavarı’nı yok etmeyi başarıyor. Yavaş yavaş plastik atıklar silinirken dünya yeniden nefes almaya başlıyor. Macera ekibi, görevlerini başarıyla tamamladıktan sonra Vialand’da buluşarak Mutlu Anılar Diyarı’nın tadını çıkarıyor! Çünkü dünyayı kucakladıkça, dünya da onları kucaklıyor.
Kayıp Kaptan Gaga'nın MaceralarıAyşe Bengi · Vialand Eğlence Hizmetleri · 20251 okunma
Son Elma Ağacı: Geçmişle Yüzleşmek, Geleceğe Kök Salmak
Puan vermedi
Bu dokunaklı romanda, Sone ve Zeke’nin gözünden aktarılan duygular ve iç çatışmalar sayesinde, yaşlılar, aile bağları ve arkadaşlık üzerine derin düşüncelere dalıyoruz. Sone’nin Hikayesi: 12 yaşındaki Sone, annesi Julia ve küçük kız kardeşiyle birlikte dedesinin yanına taşınır. Annesi, uzun süredir dedesiyle görüşmese de, babasını yalnız bırakmamak için bu kararı alır. Dedesinin eski görkemli elma bahçesi yok olmuş; geriye sadece yadigar bir elma ağacı kalmıştır. Sone, dedesini ve bu son elma ağacını korumak için çabalar. Zeke’nin Hikayesi: Zeke, evde eğitim görmüş, okulda arkadaş edinmekte zorlanan ve babasının sıkı çevreci kuralları nedeniyle kendini yalnız hisseden bir çocuktur. Babası, kasabada “Ağaçlara Sarılan Çevre Dostu Adam” olarak tanınsa da, Zeke bu durumun dikkat çekmesinden ve insanların ona garip bakmasından endişe duyar. Öğretmenlerinin verdiği ödev kapsamında, öğrencilerden yaşlı bir aile üyesiyle röportaj yapmaları istenir. Eski Afrika atasözü “Yaşlı bir kimse öldüğünde bir kütüphane yanar” sözünden ilham alınarak verilen bu ödev, Sone ve Zeke’yi bir araya getirir. İkisi de aynı kişiyi seçip ortak bir çalışma yapmaya başlar. Sone’nin çekingenliği ve Zeke’nin cesur soruları, dedeyle yapılan sohbette yıllardır saklı kalan sırları ve acıları gün yüzüne çıkarır. Bu süreç, her iki karakteri de hayatlarını sorgulamaya ve değişmeye iter. Bu kitap, yaşlılarla kurulan ilişkileri ve aile bağlarını ele alış biçimiyle beni derinden etkiledi. “Yaşlı bir kimse öldüğünde bir kütüphane yanar” atasözü etrafında şekillenen anlatım, düşündürücü ve dokunaklıydı. Zeke’nin içsel çatışmaları ve ailesiyle mücadelesi oldukça gerçekçiydi. Özellikle çocukların, aile beklentileri ile okul arkadaşlıkları arasında denge kurma çabası kitabın en çarpıcı temalarından biri. Bu
Son Elma AğacıClaudia Mills · İlksatır Çocuk Yayınları · 20250 okunma
Puan vermedi
Ayı Olmayan Ayı Bir ayı ormanda mağarasına çekilip kış uykusuna yatar. Bahar gelip uyandığında kendini bir fabrikanın orta yerinde bulur. Gözlerine inanamaz neredeyim ben diye etrafına bakarken bir ustabaşı “ Hey sen çabuk işine dön kaytarmak yok “ diye ona seslenir. Ayı, ben bir ayıyım dese de fabrikadaki kimseyi ayı olduğuna inandıramaz. Herkes ona “Sen ayı değilsin. Tıraş olması gereken, kürk palto giymiş budala adamın tekisin” der. Ayı büyük bir hata yaptıklarını dile getirsede, herkes ayı olman mümkün değil, eğer öyle olsaydın ya sirkte ya hayvanat bahçesinde olman gerekir der. Bunun üzerine fabrika başkanı ayıyı hayvanat bahçesi ve sirke götürür. Buradaki ayılarda “ayı olsaydı burada bizimle birlikte kafeste olurdu” der. Ayımız artık umutsuzca fabrikaya geri dönüp çalışmaya başlar. Bahar gelip geçer. Yapraklar sararıp dökülür. Kuşlar göç etmeye başlar. Ayı için artık kış uykusu vakti gelmiştir. Peki o kış uykusuna yatacak mıdır? İlk basımı 1946 olan kitabımız, halen geçerliliğini koruyan ironi içeren hem büyüklere hem küçüklere ders niteliğindedir. O zaman sorum geliyor. Kimseyi kendinize inandıramadığınızda ne yaparsınız? Çok kullandığım bir sözüm var. İnandıklarınızı yaşayamazsanız, yaşadıklarınıza inanırsınız diye. Sizce Ayı buna inanmış olabilir mi? Yazar Resimleyen Frank Tashlin Çeviren Şiirsel Taş Yayınevi @redhousekidz Editör @gokce.ates.aytug Çok sevdiklerimizden
Çocuk Edebiyatı
Ayı Olmayan AyıFrank Tashlin · Redhouse Kidz Yayınları · 2020485 okunma
Reklam