İnsanın şerefi gururda, tedebbürde, iktidar hevesinde değil takvada yatar. Takva ise sakınmadır. Ama nasıl sakınma? Gücü yetmediği için, beceremediği için, üstesinden gelemediği için sakınma değil; güçlü olduğu halde, başarabildiği hâlde, elinden geldiği hâlde Allah'ın kendi hayırlarına olsun diye insanlardan koyduğu yasaklara uzanmaktan sakınmadır. Hadımları zina yapmıyorlar diye, dilsiz insanları küfretmiyorlar diye şerefli sayamayız. İnsanın şerefi kâfir olmamayı seçebilecek şuuru göstermedeki dirayetidir.
Eğer bizi kuşatan yaşama şartlarının meşrû olduğunu kabul edecek olursak kendimizi kâfirlerden ayıracak özelliklerimizi kaybedeceğiz. Eğer rahatımız Müslüm olmayanların rahatlık duyduğu yerlerde bulunuyor, müslüman olmayanların rahatsız olduğu hususlar bizim de rahatsızlığımızın kaynağı ise onların "necis" olduğunu söylemek bize düşmez artık.