Gök

Gök
@rwenzori
Sapıklık kelimesi bile az gelir, diyecek bi şey bulamıyorum
Sultan Veled buyurdu ki: Bir gün babam (Mevlana) medresede bilgiler saçıyordu. Ders esnasında 'Gerçek mürid, şeyhinin herkesten üstün olduğuna inanan kimsedir.' dedi. Bir adam, Beyazıd Bestamî'nin müridlerinden birine: — Şeyhin mi büyük yoksa Ebu Hanife mi? diye sordu. O: — Şeyhim, dedi. — Ebu Bekir mi büyük yoksa senin şeyhin mi? diye sordu. O yine: — Şeyhim, diye cevap verdi. Adam birer birer tüm sahabeyi saydı. O yine: — Şeyhim, dedi. Adam: — Muhammed mi büyük senin şeyhin mi? diye sordu. Yine: — Şeyhim büyüktür, dedi. En sonunda: — Allah mı büyük senin şeyhin mi? diye sordu. Mürid: — Ben Allah'ı şeyhimde gördüm, şeyhimden başka kimseyi tanımam, hep onu tanırım, dedi. Başka bir müride: — Allah mı büyük senin şeyhin mi? dediler. O da: — Bu iki büyük arasında hiçbir fark yok, diye cevapladı. Ariflerden biri de: 'Bu iki büyükten daha büyük bir lazımdır ki bu farkı ortaya koysun.' dedi. Allah görünmediği için peygamberler ona naip/vekil oldu. Hayır, hayır… Böyle değil. Bu naiple (Peygamberi) niyabet edileni (Allah'la) birbirinden ayırmak çirkin bir şeydir. Burada ikilik yoktur." 1
Sayfa 74 - Ariflerin Menkıbeleri, s. 265; Mesnevî, 1/42, 673-674. beyitlerden naklen74
Gök
Ebu Hanzala kafasındakiler. Bunlar kendileri dışındakileri müslüman olarak görmezler. Tasavvufa düşmandır. Şeyh veli tanımazlar, mezar türbe saygısı yoktur. Kendine islam deyip mealci takılanlar, cemre’ den, hanzaladan islam okuyanlar kendinize gelin, kendinize. Maalesef ülkemizde bunlar tuzaklar kuruyor, milletide kandırıyorlar.
Reklam
7/10
·464 syf.··
2022 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2022 20:40
Haşhaş Savaşı; sade ve yalın bir anlatımla yazılmış , zihin yormayan tanıdık bir hikaye ile başlayan, fantastik ve mitolojik öğelerle birlikte işlenen, en sonda da savaş ve katliam sahneleri ile sertleşen tarihi kurgu kitabı olarak tanımlanabilir. Karakterlerin,ülkelerin, farklı kültür ve yaşantıların derinlikli bir kurgu dahilinde yansıtılmadığı daha çok aksiyonun ön plana çıktığı bir yapı sergiliyor. Epik fantastik okuyacağım beklentisi ile başladığım için bu durum hayalkırıklığı yaşamama sebep olsa da, sıkılmadan okuduğum, kimi yerlerde rahatsız edici, acı veren; kimi yerlerde merak uyandıran bir kitaptı. Kitap üç kısımdan oluşuyor. İlk kısım; Kara Büyücü Üçlemesi ve Nevernight serileri gibi çevresindeki tüm engellere rağmen prestijli bir okula giren ana karakterin mücadelesine odaklanıyor. İkinci kısım Tanrılar, Şamanlar ve Çin mitolojisinde geçen varlıklara yer vererek, bir imparatorluğun işgalini anlatıyor. Üçüncü kısım ise kıyım ve vahşetin çarpıcı sahnelerle yansıtıldığı, savaşın ön plana çıktığı bir yapı sergiliyor. Rin, bir savaş yetimidir. Bakımını sağlayan Fang ailesinin onu evlendirmek istemesi, Rin'in kendi yaşantısının kontrolünü elde etmek için harekete geçmesine sebep olur. İmparatorluğun en prestijli savaş akademisi olan Sinegard'a girmek için sınavlara hazırlanır. Ancak okulu kazanmak sadece başlangıçtır. Soylu Savaş Lordları'nın çocuklarına öncelik veren bu okul Rin için, mistik unsurlar,yıkıcı savaşlar ve gizemli güçlere sahip insanlar ile dolu mücadelenin başlangıcını oluşturacaktır. Yaşanmış tarihi olayların mitolojik ve fantastik unsurlar ile birlikte yeniden kurgulandığı bu hikaye; Tanrılar ile bağ kuran insanlar, gizemli güçleri olan mitolojik varlıklar gibi unsurlar ile savaş, ayrımcılık, intikam konularını irdeliyor. İlk kitaplarda
Haşhaş SavaşıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20232,076 okunma
Gök
Bana en doğru yorum bu gibi geldi ve almaktan vazgeçtim :) teşekkürler.