Ateş Böceği

Puan vermedi·400 syf.··
2023 60. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2023 12:30
Kırlangıç Çığlığı kitabının konusu yıllar öncesinden “Körebe” davası olarak tamamlanamadan açık kalan bir seri katil vakasının yeniden öldürmeye başlaması üzerine kurulmuş. Ahmet Ümit kitabı ile ilgili bir konuşmasında şöyle demiştir; “Çocuk tacizcilerini öldüren bir seri katil mi daha tehlikeli yoksa dünya bu haldeyken ‘aman banane’ deyip kendi keyfine bakan insan mı daha tehlikelidir?”. Kitabı okurken gerçekten bu ikilemi sık sık hissettiğiniz oluyor. Hatta karakterlerin bile bazen bu ikilemde kaldığını görüyoruz. Kitapta “Körebe” adındaki seri katil çocuk tacizcilerini hedef alıyor ve onları hep aynı ritüelde öldürüyor. Yıllar öncesinde bu vaka yaşanmış fakat yakalanamamış. Bir gün Nevzat Başkomiser’in ekibi cinayet mahalline gittiğinde gördüğü manzara karşısında Körebe’nin geri geldiğine karar veriyorlar. Nevzat Başkomiser eşini ve kızını bir saldırıda kaybetmiştir ve kızı da zamanında bir taciz vakasıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle konu oldukça hassas bir hal almaya başlar. Körebe kurbanlarını hep çocuk tacizcilerinden seçmektedir. Tacizcileri öldürüp çocuklarla ilgili mekanlara götürür ve yanlarına bir oyuncak bırakır. Ayrıca kurbanların gözlerini kadife bir göz bandı ile bağlar hep sağ kulaklarını kesmektedir. Bu nedenle de adı Körebe olarak yer etmiştir. Oldukça net ve ayırt edilebilir bir ritüel olduğu için cinayetler yeniden başladığında herkes Körebe’nin geri döndüğü konusunda hem fikir olmuştur. Kitap genel olarak işlenen bu cinayetlerin çözüm aşamalarını ve geçmişle olan bağlantılarını izleyerek bir yol haritası çıkarıyor. Olayların tam çözüldüğünü düşündüğünüz noktalarda çok güzel ters köşeler var. Bu nedenle kitabı okurken heyecanınızı hiç kaybetmiyorsunuz. Körebe’nin işlediği cinayetler ve yaptığı ritüelin nedeni kitapta detaylıca anlatılıyor.
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201839,8bin okunma
Reklam

Ateş Böceği

, bir kitap okudu
Puan vermedi·400 syf.··
10 günde okudu
·
2023 60. kitabı
Ahmet Ümit
8.6/10 · 39,8bin okunma
Sanki dışarıda tatlı bir esinti varmış, sanki o güçlü yel bütün bu rezillikleri sürükleyip götürecekmiş gibi pencerenin önüne geldim.
Bitmek bilmeyen bir yoksunluk, dinmek bilmeyen bir hasret, aradan geçen onca yıla rağmen arada bir kanayan o derin yara…
Yüzünün en çarpıcı yeri gözleri idi; tuhaf bir çekingenlikle süzülmüş iri, siyah..
Reklam