Yahudilere fazla maruz kalmiş gibi hissettirse de dil konusu üzerinden asıl meselemizi net ve temelden anlatan bir kitap. Duygusal değil, materyalist bir yaklaşımla ele alıinmis. 'Nerede hata yapıyoruz, ne yapmalıyız?" diye hayıflanmak yerine; bu kitap, Kur'an-ı Kerim'de neden sürekli israiloğullarından bahsedildiğini kavramış ve kendi üzerine düşeni idrak etmiş bir kalemin eseri. Ama yine de bu kadar siyonistin ismini bir arada okumak mide bulandırdı.
Dil ve İşgalTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20241,060 okunma
"Aşk? Aşk nedir?" diye düşünüyordu. "Aşk ölüme engel olur. Aşk hayattır. Her şeyi, anladığım her şeyi, sevdiğim için anlıyorum. Her şey sadece sevdiğim için var, her şey sadece sevdiğim için oldukları yerde. Her şey sadece ona bağlı. Aşk Tanrı'dır ve ölmek de benim için aşkın bir parçası, herkesin döneceği ebedi kaynağa dönmektir."
"Savaş insan özgürlüğünün Tanrı yasalarına en zorlu boyun eğişidir;" demişti, "Sadelik Tanrı'ya boyun eğmektir; ondan kaçılmaz ... Ve onlar sade insanlardır. Onlar konuşmazlar; yaparlar. Söylenmiş söz gümüştür, söylenmemiş söz altın. İnsan ölümden korktukça hiçbir şey elde edemez. Ölümden korkmayan her şeye sahip olur. Acı çekmek olmasaydı insan sınırlarını, kendini bilmezdi. En zor şey (Piyer rüyasında düşünmeye ya da duymaya devam ediyordu), her şeyin anlamını yüreğinde birleştirebilmektir." Piyer kendi kendine, "Her şeyi birleştirmek mi?" dedi, "Hayır, birleştirmek değil. Düşünceler birleştirilemez ama bu düşünceler birbirine eklenebilir, yapılması gereken de budur! Evet, onları birbirine eklemeliyiz, birbirine eklemeliyiz!"