Basra kadısı İyas b. Muaviye el-Müzeni şöyle der: “Kişinin sahip olacağı en şerefli haslet sıdk-ı lisandır (doğru söylemektir.) Sıdkın faziletinden mahrum olan kimse, ahlâkın en şerefli, en yüce hasletini kaybetmiş demektir.” | El Bidaye ve’n-Nihaye, İbn Kesir c.9 s.336
Din
A, S🫶🏻

Kırmızısek

@Buzluuviski
·
"L"
bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım bacım
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
S Rankers That I Raised.
Yoojin: Hey! Sana beni korkutmanı söyledim, öldürmeni değil! F Sınıf avcılar çok narin olurlar! Yoon: Üzgünüm...Bu kadar kolay düşeceğini bilemedim.
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam
Don't listen to the voice inside your head You're doing just fine, you're trying your best If no one ever told you, it's all gonna be okay
Müzik
Rahmetli annemle birlikte oturduğumuz, sohbet ettiğimiz mekânlar vardı. Gündelik işlerim bittiğinde bu mekânlarda vakit geçirmeyi tercih ediyorum. Belleğini yitiren bir şehirde yaşadığımız için bir gün bu mekânları da kaybedecek olma düşüncesinin verdiği bir rahatsızlık var haliyle. Eminönü'ndeki İstanbul Kitapçısı da benim için bu özel mekânlardan biridir. Sellars'ın küçük ama derin kitabı Stoacılık Dersleri'nden bir bölüm açık önümde, Zorluklarla Başa Çıkmak başlıklı bölüm. Sanki öğreneceğim yeni bir şey yok gibi geliyor, kendimi bildim bileli her zorlukla başa çıktım, hele ki en büyük kaybımla başa çıkabildikten sonra, olaylar, sorunlar, darbeler en ufak bir sarsıntı bile yaratmıyor. Hassas optik mercekler yontarken Spinoza'nın nasıl ki eli titremiyorsa, her zorluğu bu kadar soğukkanlılıkla karşılayıp çözüm üretebildiği bir noktaya geliyor insan. Yine de okumayı tercih ediyorum, devam ediyorum. Şöyle diyor Sellars: "Başımıza bazen kötü şeyler gelir. Hayat böyle bir şeydir. Epiktetos'un bu tür şeylerin bir çoğunun bizim kontrolümüzün dışında olduğu yönündeki dersini dikkate almaya hazır olsak bile bu, yaşanan zorlukların etkisini bir anda hafifletmeyecektir", keza "Romalı stoacılar için hayat zorluklarla doludur ve felsefenin temel görevlerinden biri insanların hayatının bu iniş çıkışlarında yollarını bulmalarına yardım etmektir", bkz. John Sellars, Stoacılık Dersleri, İstanbul: Pegasus, 2026, s. 37.