Selam :)
10/10
·176 syf.··
2026 32. kitabı
Of of kitap acayip iyi ilerliyor ve ben onları okumak için sabırsızlanıyorum. Lana intikamını almak için çok iyi ilerliyor. Ve yaptığı planlar mükemmel. Ve ben daha ne yapacağını merak ediyorum. Sırlar ortaya çıktıkça işler daha da çıkmaza giriyor. Bu da kitabın gidişatını acayip heyecanlı yapıyor. Kitap sizi sürükledikçe sürüklüyor. Adeta içine çekiyor. Resmen gerilim filminin içinde gibi hissediyorsunuz. Ve ben diğer kitabını okumaya gidiyorum...
1000Kitap
Mindf*ck 3: Kızıl MelekS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202658 okunma
Puan vermedi·590 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 10:38
Dinimizin doğuşuna tanık olan bir bülbülün ağzından okuyacaksınız Hz. Muhammed'in (s.a.v) hayat hikayesini. Bazen kızacak, bazen sevineceksiniz ama genelde gözleriniz dolarak çevireceksiniz bu kitabın sayfalarını. Burada İskender Pala'nın da hakkını vermek lazım. Bilinen bir hikayeye farklılık katmış yazar kendine has anlatımı ile ve ortaya çok güzel bir eser çıkarmış. Konuyla ilgili bilgi sahibi olsanız bile keyifle ve merakla okuyorsunuz bu kitabı. Ayrıca herkesin anlayabileceği bir dilde yazılmış. Kısacası, bu kitabı okumamak için bir bahaneniz yok. Hatta okumakla kalmayın, okutun da. :)
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
For Narnia and For Aslan (spoilersız)
10/10
·924 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Öncelikle zaten Narnia’dan bahsediyoruz kötü olma gibi bir ihtilamali yok. Bunun nasıl birinin yazmış olması gerçekten muazzam! Anlatmaya bile gerek yok gidin ve okuyun! Bu seriye yani Narniaya veda etmek her ne kadar ruhumda bir burukluk bıraksada, her yönüyle en sevdiğim seri olur kendisi. Ruhumun buna ihtiyacı vardı ve C.S Lewis bunu yazmasaydı şuan olduğum kişi olacağımı sanmıyorum. Hayatımın en büyük dönüm noktası bu seri. Ve okuduğunuz zaman pek çok şeyi farkedeceğinize eminim. Ayrıca ruhunuz yoğun bir huzurda bulacaktır. Çünkü benimki fazlasıyla bu huzuru buldu. Kitabın genel konusu Narnia isiminde bir ülke etrafında şekilleniyor. İlk kitap Narnia’nın kuruluşundan başlıyor ve diğer kitaplarda da narniadan devam ediliyor. Okuduğumuz karakterlerin bir çoğunu daha sonraki kitaplarda da görüyor olsakta temelde her kitabın ana karakteri farklı. Mesela beşinci kitapta gördüğümüz Eustace’ı daha sonra tekrar altı ve yedinci kitaplarda görüyoruz. Neyse genel olarak karakterlerin hepsi birbirinden çok farklı ve bir o kadarda harika karakterler. Heyecanınız kaçmaması açısından tüm kitapların tek tek konularından bahsetmeyeceğim. Genel olarak kitaplar hakkındaki fikrimi anlatmak istiyorum. Narnia benim için gerçek bir yuvadan farksız ve karakterlerde ailemmiş gibi hissettiriyor o yüzden belki bazı zamanlarda fazlasıyla abartabilirim, ama abartılması lazım ve kimse yeteri kadar abartmıyor. Konusu olsun karakterler olsun gerçekten eşsiz. Sevdiğim yönleri: 1-yazım dili; C.S Lewis’in yazım dili gerçekten çok hoştu ama tamamen üst seviye bir anlatı beklemenizi istemem. Üst seviyeden kastım her ağacı bile bir sayfa betimlemiyor. Onun yerine bir peri masalı anlatırmışçasına yazılmış. Bir şöminenin başında oturmuş sizden çok daha yaşlı ve Bilge birinden özel bir hikaye
Narnia GünlükleriC. S. Lewis · Xlibris Doğan Yayınları · 2024359 okunma
Latrina'da s*çmak
Puan vermedi·64 syf.··
2026 2. kitabı
Çok mu sapıkça veya ahlaksızca olacak bilemiyorum. Ama ben bu platformu oldukça şeffaf kullanacağım. Bu kitabı okuyup bitirdikten sonra Roma'nın ahlaki noktada yerlerde olduğu düşüncesinden ziyade kafamda şu fikir baskın hale geldi; Dostlarımla Latrina'da ( özellikle eksedra tipli olanlar çünkü u şeklinde olması herkesin birbiriyle rahat iletişim sağlaması demek) s*çmak ve bununla birlikte güzel sohbetler edebilmek. Bunu önyargısız deneyimleyebilmek. Esas olan budur! Bu süre zarfında yapılan güzel sohbetlerin,gülüşmelerin halihazırdaki ortamın pis olmasını örteceği ve işin daha huzurlu hale geleceğinden en ufak şüphem yok. Hayatımın içinde bu duruma benzer ufak bir jestim var. Ben hep şöyle düşünürüm: "Bir yerde gerçekten rahat s*çabiliyorsan orası senin evin gibidir,mutlu hissedersin,orada uzun süre canın sıkılmadan, bulunduğun o bölgede vakit geçirmek canını acıtmaz,kendini güvende hissedersin." Hiç şüphesiz Latrinalar da beni böyle teselli ederdi. Bütün kalbimle buna inanıyorum.
Düşünce
Eskiçağ’da Tuvalet KültürüOnur Gülbay · Sakin Kitap · 202224 okunma
Selam :)
10/10
·144 syf.··
2026 31. kitabı
Ah canım serim benim o kadar güzel ilerliyor ki bir çırpıda okuyup bitirdim. Katil kız ve ajan erkek kurgu o kadar iyi ki bütün serisini peş peşe okuyup bitirmek istiyorum. Kızın yaşadıkları acayip üzücü ve tam olarak hepsini öğrenmemiş olsakta bildiklerimiz bile üzülmemize yetiyor. Bu kitapta fazla kişiyi öldürmedi ama çok iyi şekilde intikam alıyor bayıldım. Kitapta daha ne olsun her şey var katil, gizem, suç ve en önemlisi de Logan bayıldığım bir karakter. Heyecan git gide tırmanıyor ve ben o bölümleri okumak için sabırsızlanıyorum. Acayip akıcı ve sürükleyici bir kitap. Ne olduğunu anlamadan kitap hemen bitiyor kendinizi acayip bir şekilde kaptırıyorsunuz...
1000Kitap
Mindf*ck 2: SekteS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202690 okunma
7/10
·144 syf.··
2026 17. kitabı
𝑩𝑬𝑵 𝑮𝑬𝑳𝑫İ𝑴𝑴𝑴 Güzel bir hafta sonu diliyorum kıymetli okur dostlarım... Bugün size Hayykitap ‘ndan çıkan @mecitomurozturk ' ün değerli kaleminden #duayıyenidenkeşfetmek  kitabının yorumu ile geldim... #kitabınkonusu Modern çağın insan ruhunda yarattığı o derin tahribat ve yalnızlık hissiyle başlıyor kitap. Yazar, günümüz insanının hız, tüketim ve yoğun uyarıcılar arasında kendi iç sesini nasıl kaybettiğini adeta yüzümüze çarpıyor. İşte bu kriz dalgası içinde, insanın Yaratıcı ile kurduğu en temel köprü olan “dua” eylemi de nasibini almış ve mekanikleşmiştir. Kitabın değindiği temel mesele tam olarak bu: İnsanlar duayı sadece zor zamanlarda hatırlanan bir istek listesi ya da otomatiğe bağlanmış, anlamı üzerine düşünülmeyen dinsel bir rutin olarak görüyor. Yazar, okuyucuya duanın bu sığ algıdan kurtarılması ve acilen yeniden keşfedilmesi gerektiği çağrısını yapıyor. Sayfalar ilerledikçe dua, sadece dille söylenen sözler olmaktan çıkıp çok katmanlı bir psikolojik, felsefi ve ruhsal eyleme dönüşüyor. Yazarın inşa ettiği bu felsefe, nihayetinde insan yaşamındaki en olgun meyvesini veriyor. O da duanın gerçek anlamda keşfedilmesinin, insanı ulaştıracağı son durağın tam bir teslimiyet ve sükûnet hâli olduğu gerçeğidir. Duanın kabul edilip edilmemesi kaygısından bütünüyle sıyrıldığınızda, Yaratıcı ile kurduğunuz o anlık bağın kendisi en büyük ödüle dönüşüyor. Kitap, duayı yeniden keşfeden insanın hayata, acılara ve beklentilere bakışının radikal bir biçimde değiştiğini vurguluyor. Dünyada ama dünyadan özgürleşmiş bir bilge bilinciyle bizi baş başa bırakıyor. ꫂ❁ “İnsan en çok çaresiz kaldığında değil, dua etmediğinde yalnızdır.” ​(s. 9) ꫂ❁ ​“İnsan bazen istediğinin değil, istediğini isteme hâlinin şifasına muhtaçtır.” ​(s. 38) ꫂ❁ ​"Dua, kalbin Allah ile dertleşme
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202699 okunma