" Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen da hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil. İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile.Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz."
Oysa günümüzde isimleri olmasa da hâlâ yedi tanrılı dine inanılır. Aşk için Aşk Tanrısı'na, bilgelik için Tilki Tanrıça'ya, ana koynundaki bebekler ve ölümün koynundaki insanlar için İkizler'e, bereket vermesi için Doğa Tanrıçası'na, acıların hızla anlatılması ve mutlulukların uzun sürmesi için Zaman Tanrısı'na dua edilir. Nadiren beladan korunmak için gizli gizli Kaos Tanrısı'na dualar edildiğine denk gelmiştim. Sanki yeteri kadar belası başımıza sarmamış gibi.