Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Cennet bahçelerinde gönlünce dolaşmak isteyen kişi Allah Teala'yı çokça zikretsin." İbn Ebi Şeybe, el-Musannef, 10/302.
𝐙𝐨𝐫 𝐨𝐥𝐚𝐧 𝐡𝐞𝐫ş𝐞𝐲𝐢𝐧 𝐬𝐨𝐧𝐮 𝐠ü𝐳𝐞𝐥𝐝𝐢𝐫...𝐓ı𝐩𝐤ı 𝐲𝐚ş𝐚𝐦ı𝐧 𝐬𝐨𝐧𝐮𝐧𝐝𝐚 𝐨𝐥𝐚𝐜𝐚𝐤 "ö𝐥ü𝐦"𝐠𝐢𝐛𝐢.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
s.n
Şimdi düşünüyorum da, ölümle yüzyüze gelmek aslında iyi bir şey. İnsan ondan sonraki ömrünü piyangodan çıkmış bir ödül gibi yaşıyor. Normal insanların kanını donduracak tehlikeleri basit birer şakaymış gibi algılıyor.
s.n
Herhangi bir çıkara veya küçük hesaba dayanmayan bir jest yapmak şu dünyada mümkün müdür? Ne zamandan beri aklımı kurcalayan bir konuydu bu. Gerçek özgürlük – eğer özgürlük diye bir şey varsa – budur: seni esir alan nefsini, köle kılan çıkarını ve sosyal mecburiyetleri hepten bir kenara itip bir şeyi sadece “güzel” olduğu için yapabiliyor musun?
Kişi, sevdiğinin ahlakıyla ahlaklanır.Bu, sevenin elinde değildir;sevgi bunu icap ettirir. İmam-ı Rabbânî (k.s)
Alıntı
#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ #ﷲ Biz hangi memlekete bir uyarıcı gönderdiysek, oranın hiçbir ahlâkî kaygı taşımadan nimetler içinde şımarıp dünyevî zevkler peşinde koşan ileri gelenleri mutlaka peygamberlere: “Bakın, size indirildiğini söylediğiniz o ilâhî buyrukları ret ve inkâr ediyoruz” diye karşı çıkmışlardır. 34 Üstelik: “Bizim malımız da, evladımız da sizinkinden daha fazla. Biz öyle azap filân da görecek değiliz” demişlerdir. 35 De ki: “Rabbim dilediğine rızkı bol verir, dilediğine az verir. Ne var ki, insanların çoğu bu gerçeği bilmez.” 36 #Tefsir: 📖 📖 Allah’ın hikmeti, peygamberlerin ve onlara inananların çoğu fakir, onlara karşı çıkanların çoğu da nimet ve zenginlikle şımarmış kimseler olmuştur. Bunlar zenginliklerine, mal ve evlatlarının çokluğuna güvenerek ilâhî mesajı reddetmişlerdir. Hatta onlarda şöyle bir düşüncenin oluştuğu da hissedilmektedir: “Biz, Allah’ın gözde kullarıyız. Bu sebeple bize, müslümanları mahrum bıraktığı veya az miktarda verdiği nimetlerden bol bol ihsan ediyor. Eğer Allah bizden hoşnut olmasa, neden bütün bu serveti, mal ve gücü bize versin? Bize dünyada bu kadar bol nimetler veren Allah, eğer varsa âhirette de bizi cezalandırmayacaktır.” Halbuki insana verilen rızkın çok veya az oluşunun, kişinin Allah yanındaki değeriyle bir alakası yoktur. O tamamen Allah’ın dilemesine kalmış ve imtihanı gerektiren bir durumdur. Esas değer, ahlâk ve fazilet sahibi olgun bir insan olabilmektedir. Nitekim şâir Bâkî şöyle der: “Şeref vermez dür ü gevher, kemâl olmaz zer ü zîver Hüner kesbet hüner, bahr-i fazilet, kân-ı irfân ol.” “Aslında hiçbir değeri olmayan bir insanı inciler ve mücevherlerle süsleyerek şerefli bir kişi hâline getirmeye çalışmak ne kadar faydasız bir emek ise, sayısız servetlere sahip bir insan için de, «Ben kemâl sahibiyim!» diye