nova

Sömürge sonrası uluslar zulüm, sömürü ve temel insan özgürlüklerinin gerçek sorunlarıyla boğuşurken, savaş sonrası varlklı Batı, bireyin egemenliğinin kutsallaştırılması, 1960'ların Cinsel Devrimi ve post-modernizmin ahlaki göreceliliği ile özgürlüğü ve eşitliği tamamen farklı bir alana götürüyordu. Hristiyanlığın palamarından kurtulan mutluluk arayışı, yeni şirketler tarafından üretilebilecek ve pazarlanabilecek her şekilde kendini şımartma özgürlüğüne sahip, eğlence ve lüks meraklısı bir toplum üretecektir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Altın Çağ tezinin sorunu burada yatıyor. İltifat gibi görünse de aslında Batının ilerleme anlatısında İslam'ı bir figüran durumuna düşürüyor.
İlerlemenin anlatısı bilincimizde derinlere yerleşmiştir. Dilimizi belirler, düşünme biçimimizi şekillendirir ve modern dünyaya güç veren küresel bir anlatıdır.
Bu yeni anlatı, Hristiyan bin yılını karanlık bir cehalet ve batıl inanç çağı olarak gördü. Bu dönem, antik çağın aydınlanması ile modern dünyanın ışığı arasında kalan bir Orta Çağ olarak bilinir hâle geldi. Daha sonraları bu anlatıya İslam da ilave edildi. İslam'a, Avrupa'nın Karanlık Çağları boyunca Yunan ve Roma bilgisinin meşalesini söndürmediği bir altın çağ verildi. Meşaleyi daha sonra dinamik ilerleme serüvenine hız veren Avrupalılara geçiren Müslümanların derin bir düşüşe ve durgunluğa girdiği söylendi. İslam dünyası artık Batı'ya yetişmek zorunda olan, az gelişmiş bir dünyanın parçasıydı. Kısacası, anlatı Batı'nın zaferini ve islam da dâhil olmak üzere diğer kültürlerin nasıl geride bırakıldığını anlatyor.
Modern dünyaya güç veren anlatı, ilerlemenin anlatısıdır ve bütün tarih bu çerçevenin içine alınmıştır. İslam'a ve diğer modern-öncesi kültür ve medeniyetlere bu çerçeveden bakılmaktadir. Fakat, modern ilerleme fikri sadece Batı'ya aittir. İslam'a ve diğer modern-öncesi toplumlara uygulandığında pek bir anlamı yoktur.