Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Liberal ekonomide, içte üretim, tüketim tıkanıklığı ile karşılaşırsa, kendine yeni pazar arayışlarında bulunur. Kapitalizmin emperyalizme dönüşmesini bu yolla izah ederiz. Bu yüzden gelişmiş ülkelerden ziyade, gelişmekte olan ülkelerde lüks tüketiminin doğurduğu ekonomik, sosyal, kültürel problemler daha fazladır. Mesela Turkiye'de lüks tüketim özentisi böyledir. Üretilen şeylerin çoğu, zenginlerin tüketimi hesap edilerek oluşmakta, geride kalanları da çekerken birçok problem doğmaktadr.
Para ile devlet arasında sıkı bir ilgi vardır. Paranın tarihi ile devletin tarihini birlikte incelersek, ne kadar paralel bir olgunlaşma içinde olduğunu görürüz. Gerçek takasta devlete ihtiyaç yoktur veya mecburen hukuk hallerine aksetmişse ihtiyaç vardır ki ilkel topluluklarda bu sözkonusu değildir, daha sonra ictimai teşekkülünü ikmal eden gerçek para (altın, gümüş) bizatihi ihtiyaç gidermediği için vasıta değerini haizdir ve devlete kapı açılmıştır. Kağıt para gibi sembolik paralar ise tamamen devlete muhtaçtır.
Protestanlıktaki ahlak anlayışı, dinin doktrin tarafını eleye eleye, neticede laik bir ahlak anlayışına kadar varmıştır. Protestanlık bu tutumunda gayrı mantikidir. Zira dini beşerileştirmek isterken, her şeye rağmen hiç olmazsa teoride, beşer üstü bir unsuru yani vahyi kabul etmektedir. İnkârı sonuna kadar götürmeye cesaret edemez. Fakat bu vahyi beşeri ve akli her türlü münakaşaya açık bırakarak aslında onu manâsız bir duruma getirmiş olmaktadır.