Aşk beni kendi yaşayışımın üzerlerine kurulmuş olduğu çıkarları ve yararları, bütün çıkarlarımı feda etmeye yönelten, hatta yaşamımı ve kendi <imeksi- mi (sein, bûden) başkalarının <imek>i, benim aşık olduğum ülkü uğruna feda etmeye çağıran ve benim olumlu cevaplandırdığımı güçtür.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanın ülküsü, özlemi, öylesine yüce olmalıdır ki bir noktaya bağlı kalmasın. Yoksa bu ülkü, duruş ile, durak ile sonuçlanır ve duruş da anlamsızlık ve boşluk bunalımına iletir.
Dördüncü zindan, zindanların en kötüsüdür, insan bu zindanda tutsakların en acizi durumundadır. Bu zindan, <Kendimdir>.(48) Şaşılacak şeydir ki Tarih'in akışı boyunca insan önce anılan üç zindandan kurtuluşunu daha ileri ölçüde sağlayabilmiş olmasına, bugün bu üç zorlayıcı gücün baskısından her çağdakinden daha fazla kurtulmuş bulunmasına, bu üç zor-layıcıya her zamankinden fazla egemen olmasına karşın, dördüncü zorlayıcı güç, yani <kendi> si, kendi zindanı karşısında da her dönemden daha çok, hatta Teknoloji'ye sahip bulunmadığı, doğa bilimleri bilmediği, Toplumbilim ve Tarih Felsefesini kavramamış bulunduğu dönemden daha çok çaresiz ve acizdir
Yalnızca söylemek istiyorum ki bir hayvan türü olarak insan (beşer) Sosyolojizm'in Naturalizm'in, Historizm'in esiridir. İnsan olma sürecine girmiş ise, giderek ve aşamalı olarak bu baskılardan kurtulur ve özgür olur.