Şu denize bakın kızlar... Gümüş gibi ama gölgeler pek cok sevi örtmüş. Milyonlarca dolarımız, bir sürü pırlantamız, süslü giysilerimiz bile olsa bu muhteşem manzaraya değişmezdim Eğer o kadınların yerinde olsanız siz de değişmezdiniz. O beyaz dantelli kız gibi olup hayatınız boyunca yüzünüzde ekşi bir ifade olmasını ve sanki dünyaya küs gibi doğmuş olmayı diler miydiniz Ya da her ne kadar iyi ve nazik de olsa o pembeli kadın gibi kısa ve tıknaz olup güzel bir vücudunuz olmamasını mı? Hatta gözlerinde o çok ama çok kederli bakışla Bayan Evans gibi olmayı mı? Öylesine bir bakışa sahip olmak için çok mutsuz olmak gerekir. İstemeyeceğini sen de biliyorsun, Jane Andrews."
"Tam olarak bilmiyorum," dedi ikna olmayan Jane. "Bence elmaslar insanı gayet rahat yaşatır."
"Ben kendim dışında hiç kimse olmak istemezdim hatta hayatım boyunca elmasım olmayıp rahat yaşamasam bile," dedi Anne. "Green Gableslı Anne olmaktan epey mutluyum ve inci kolyem den de çok memnunum. Zira Matthew'un onları bana en az Madam Pembe'nin mücevherleri kadar büyük bir sevgiyle aldığını biliyorum."
Ama artık o değişmiş be günlük O artık sıradan olmuş Herkes gibi olmuş. "Büyümüş." Tamam, ben de büyüdüm ama sonuçta insan büyüdü diye taş kalpli mi olmalı?
Yaşlıların yüzü bu yüzden mi hep asık?
Bu yüzden mi gençleri hiç beğenmez, sürekli kınarlar? Bu yüzden mi yan komşu muz Hafize Teyze hep bana oğlan çocuğu, çırpı bacaklı, saçaklı kız, sokak çocuğu" diyor?
Büyüdükçe daha mi sıkıcı oluyor hayat? Eğlenceli olsam hiç büyümez miyim yani? İnsanlar benim bazı özelliklerimi beğenmiyor diye benim de ciddi somurtkan, kalpsiz, acımasız, merhametsiz mi olmam gerekiyor?
Oooofff! Ne çok soru var değil mi, büyümek
ve insanlanın takdirini kazanmak için?