Stefan Zweig'in diğer kitapları gibi kendini bulmak için arayışa çıkmış birini anlatıyor aslında hepmizin içinde olan bazı bastırılmış isteklerden bahsediyor hayatımızın bir döneminde bizi en dibe sürükleyen o kırılma noktasından sonra aslında hayatı nasıl yaşamamız gerektiğini anlatıyor bizlere kısaca içeriği ise şu:burjuvazi sınıfından olan ve kalan mirasıyla geçinen bir adamın bu oturmuş düzenini sorgulayıp aslında bu andan itibaren gerçek anlamda hayatı yaşamanın ne olduğunu öğrenmesi ve aslında çoğumuz gerçek yaşamı bu sorgulamamız gereken şeyleri hiç farketmeden hayatımızı başka birinin yaptıkları üzerinden bir sınavdan kopya çekermişçesine onların yaptıklarını yaparak kurulu düzene uyrarak sürdürüyoruz gerçek yaşantımızı bulmadan düşünmeden sorgulamayı bilmeden göçüp gidiyoruz.