Sümeyra

Sümeyra
@s_asl
Ata üniversitesi Medya ve Gazetecilik
5 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Çalışan kadınların çocuklarına yeterli zamanı ayıramadıkları bilinen bir gerçektir. Günün büyük bir bölümünü işinde geçiren ve evine yorgun hatta ortamına göre psikolojik yıpranmışlıkla dönen kadın bir de geldiğinde ev işleriyle meşgul olmakta, şayet ev işlerini gören bir hizmetçi varsa yorgunluğunu gidermek için dinlenmeye ayırdığı zaman sebebiyle eşine ve çocuklarına yeterli ve kaliteli zaman ayırma konusunda zorlanmaktadır. Annesiyle yeterli zamanı geçiremeyen çocuk sıkıntı içinde büyümektedir. Çocuk ana kucağında merhamet şefkat etkileşi mi içindedir ve bununla yoğrulur. Daha ana kucağının tadını çıkarmadan, annesine doymadan, orada yoğrulmadan kreş, ana-okulu gibi kurumlara gönderilmesi, hem çocuk hem de toplum için sorunlu bireyin büyüyor oluşunu ifade eder. Çünkü çocuk okulda düzeni sağlamak için otoriteyi temsil eden öğretmeniyle karşılaşmakta, onu görerek yetiştiğinden belli ölçüde otoriter bir yapı kazanmaktadır. Çünkü belli dönemlerde çocuk gözleyerek, izleyerek, hayranlık duyduğu büyüklerini taklit ederek öğrenir. Bu çağdan sonra şefkatin telafisi var mıdır? Psikiyatr Sefa Saygı-lı ve Pedagog Ali Çankırılı kendilerine başvuran iş hayatındaki birçok kadının bunun ezikliğini yaşadığını ve bu sebeple de suçluluk duygusu taşıdıklarını, sosyal hayata intibak sorunu çeken çocukların önemli bir bölümünün de çalışan annelerin çocukları olduğunu tespit etmişlerdir.
Sayfa 201·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hz. Peygamber'in müjdesine mazhar olan yedi bahtiyar zümre şunlardır: "Adaleti kendine ilke edinmiş devlet başkanı, Allah'a kulluğu temel prensip edinmiş genç, gönlü hep mescitlerde olan adam, Alla İçin birbirini seven ve Onun rızası için bir araya gelen ve yine Onun rızasını aramak için ayrılan iki kişi, güzel ve asaleti olan bir kadını kendisiyle cinsel ilişkiye girme davetine 'ben Allah'tan korkarım diyerek reddedebilen kimse, sağ elinin verdiğini sol eli görmeyecek kadar gizlilik içinde sadaka verebilen kimse, kendisiyle baş başa kalıp tenhada Allah'ı zikredip gözyaşı döken kişi" (Buhari, "Ezân", "Rikák", 24, "Zekât", 16, "Hudûd", 19; Tirmizi, "Zühd", 13; Malik, Muvatta', "Şi'r", 14).
Sayfa 181·Kitabı okudu
Günümüz dünyasında aile kurumunun sağlam zeminini kaybettiğini görmek için özel bir araştırmaya gerek yoktur. He-men herkes ya içinde yaşadığı ya da çevresinde bulunduğu bir ailenin sorunlarla boğuştuğunu görmekte ya da yıkıldığına şahit olmaktadır. Bazı sosyologlar sağlam temelli ve düzenli olan her şeyin giderek kaybolduğu gerçeğine bağlı olarak evliliğin de bu-güne kadar görülmedik biçimde soyut ve kısa ömürlü temeller üzerine kurulduğu tespitinde bulunmaktadırlar. Bundan an-laşılan şey ailenin özünü ilgilendiren ve onu yaşatan değerlerin aşınmış olmasıdır. O zaman aileyi yaralayan sorunlar nelerdir? Onu kuran ve yaşatan öz nedir? Bunun cevabını aramak gerekir.
Sayfa 65·Kitabı okudu