Lânet etmek, Allah’ın (cc) rahmetinden kovmak ve uzaklaştırmak mânasındadır. Bunu da, küfür ve zulüm gibi Allah Teâlâ’nın rahmetinden uzaklaştıran sıfatlara sahip olanlardan başkası için kullanmak câiz değildir.
Bunun kaynağı bozuk ve düşük huydur.
Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurdu:
“Allah’tan kork. Eğer biri, sende olan bir kusurla seni ayıplasa da sen, onda olduğunu bildiğin bir kusurla onu ayıplama. Böyle yaparsan sevabını sen alırsın, günahı da o alır. Sakın hiçbir şekilde kimseye sövme.”
Konuşmada ağzı eğip bükmek, kafiyede fesahatte kendini zorlamak, kadın ve sevgiliden bahsederek yapmacık konuşmak, ağzını eğerek süslü ve edebî takdimler yapmak, güzel konuştuğunu iddia edenlerin ve hatiplik iddiasında bulunanların âdet ettiği diğer hareketlerde bulunmak. Bütün bunlar, kötülenmiş hareketler ve gazaba sebep olan yapmacık davranışlardır.
Düşmanlık da diğerleri gibi kötü ahlaktır. Bu, çekişme ve cidalden daha tehlikeli bir huydur.
Husumet yani düşmanca mücadele, herhangi bir malı ya da hakkı almak için sözünde inatla ısrar etmektir. Bu inat bazan daha başlangıçta, bazan da karşısındakinin tutum ve davranışından sonra olur.