Saçma sapan dm atmayın herkesin hayatı yaşı özeli kendine
Alıntı
Tasarım hatası..
“Kötü tasarıma benim favori örneğim gidip dönen gırtlak (laringeal) siniridir. Boğazda larinks adı verilen bir ses kutusu bulunur. Beyinden gelen ve gırtlak (laringeal) sinirleri denilen iki sinirle idare edilir. Bunlardan biri olan süperior laringeal mantıklı bir şekilde beyinden ses kutusuna doğrudan kablolanmıştır. Diğeri, yani gidip dönen laringeal delicedir. Beyinden boğaza gider, ses kutusunun yanından geçer (ki yolculuğunu tamamlaması gerektiği düşünülen yer burasıdır) ve göğüs kafesinin derinliklerine kadar iner. Orada kalbe bağlı ana arterlerden birinin etrafından dolaşır ve hızla boyna geri döner ve sonunda ses kutusunda sonlanır. Ama zaten yanından geçmiş olduğu bu kutuya çok önce girmiş olabilirdi. Zürafada bu oldukça dolambaçlı ve maceralı bir yolculuk demektir. Bir hayvanat bahçesinde talihsiz bir şekilde ölmüş bir zürafanın kesilip açıldığı bir televizyon programına konuk olarak katıldığımda çarpıcı biçimde bunu görmüştüm. Bir kez daha, bu bariz bir şekilde kötü tasarımdır fakat geçmişe bakarsanız son derece anlamlı gelir. Atalarımız balıktı. Balıkların boynu olmaz. Gidip dönen laringeal sinirinin balıklardaki eşdeğeri aslında gidip dönmüyordur. Solungaçlanın birine bağlıdır. Beyinden o solungaca giden en kestirme yol, balıklarda bizdeki o artere eşdeğer olan arterin arkasındadır. Kesinlikle dolambaçlı bir yol değildir. Tarihin ilerleyen kısımlarında, boyun uzamaya başladığında, bu sinir ufak bir dolambaç haline gelen yoldan geçmek zorunda kaldı. Nesiller ilerledikçe boyun gittikçe uzadı. Ve bu dolambaç da uzadıkça uzadı. Zürafaların atalarında bu dolambaç saçma derecede uzun hale geldiğinde bile, evrimsel değişimlerin işleme yolu yüzünden, rotasını değiştirip arterin üzerinden atlamak yerine, uzamaya devam etti. Bir tasarımcı bu sinire bir bakış
1000Kitap
Reklam
Hangisi daha cesurca?
Bosna’da Mostar köprüsünden suya atlamayana kız vermiyorlarmış. Damat adaylarının cesaretini ölçmek için yapılan bir gelenekmiş. Bizim Türk kızlarını koştukları şartlara rağmen istemek daha büyük bir cesaret örneğidir bence. Altınlar, bilezikler, gelinin erkek kardeşi için istenen saçma istekler, araba şartı, maaş şartı ve daha binlercesi… Şimdi soruyorum size: Bu şartları kabullenerek evliliğe girişmek mi daha çok cesaret istiyor, yoksa bir köprüden dereye atlamak mı? Ben eminim ki çoğu Türk erkeği köprüden atlamayı seçer. Hatta altından su geçmeyen, beton bir zemine kafalama atlamayı bile kabul ederler 😃
Saçma düzen.
"İş yerlerinde sistem öyle saçma ki; Yetkisi olanın bilgisi yok, Bilgisi olanın yetkisi yok."
Uygulamayı amaç dışı kullananlara
Sözüm herkese değil belirli kesime lütfen yanlış anlamayın... Saçma sapan mesajlar atıyorsunuz. Burada önüme geleni engellemek istemiyordum kırıcı bir davranış olduğunu düşünüyordum, ne kadar haksızmışım. Şu aldığım mesaja bakın. Ben bu uygulamayı sizlerle sohbet etmek tanışmak için yüklemedim. Evet sohbet edilir konuşulur ama sizin gibi insanlarla değil. Mesajlara cevap vermediğim için yediğim hakaretlerin haddi hesabı yok. Bir de sonrasında marifetmiş gibi engel atıyorsunuz. Bazılarınızın iğrenç emeklerinden söz dahi etmek istemiyorum. Burada şikayet eder gibi isim de verecek değilim fakat şunu yapmayı kesin artık. Ben sizin mesajlarınıza cevap vermediğim için böylesi iğrenç, mide bulandırıcı hakaretleri hak etmiyorum. Oraya bir profil koydum diye de kimseye bana yazma hakkı tanımıyorum. Allah sizi bildiği gibi yapsın başka ne diyebilir inanın bilmiyorum. Herkese iyi günler dilerim.
Benim elbet bir bildiğim var: Hayat saçma sapandır. İsmet Özel
Şiir
Reklam
Reklam