• Kapıları çalan benim
    kapıları birer birer.
    Gözünüze görünemem
    göze görünmez ölüler.

    Hiroşima'da öleli
    oluyor bir on yıl kadar.
    Yedi yaşında bir kızım,
    büyümez ölü çocuklar.

    Saçlarım tutuştu önce,
    gözlerim yandı kavruldu.
    Bir avuç kül oluverdim,
    külüm havaya savruldu.

    Benim sizden kendim için
    hiçbir şey istediğim yok.
    Şeker bile yiyemez ki
    kâat gibi yanan çocuk.

    Çalıyorum kapınızı,
    teyze, amca, bir imza ver.
    Çocuklar öldürülmesin
    şeker de yiyebilsinler.
    (1956)

    Müzik - Fazıl Say

    https://youtu.be/dQLo1-_bWl0


    Ünlü Türk Şair Nazım Hikmet'in "Kız Çocuğu" şiirine ve ABD'li yazar Eleanor Coerr'in "Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu" kitabına ilham kaynağı olmuş kısacık bir hayatın hikayesi... Japonya'lı küçük bir kız çocuğu Sadako Sasaki'nin öyküsü.

    Hiroşimalı binlerce küçük kızdan biridir Sadako Sasaki.
    1945'te ABD'nin atom bombası Hiroşima'dakievlerinin bir mil
    uzağında patladığında iki yaşındaymış henüz. Yaralanmamış,
    hastalanmamış. Okuluna gidiyormuş güzel güzel.
    Ancak 12 yaşına geldiğinde hastalanmış birdenbire.
    Doktorlar, Sadako'ya 'atom bombası hastalığı' adı verilen
    kan kanseri teşhisi koyduğunda; uzun yaşamı, umudu, şansı ve
    mutluluğu simgeleyen turnaların efsanesi canlanmış yeniden.

    Hastanedeki doktorlar, çaresizlik içinde küçük kızın ölümü için gün
    sayarken, küçük Japon kızı hayat doluymuş. Koridorlarda koşuyor,
    oynuyor ve diğer hastalara yardım ediyormuş. Hastaların arasında en
    sevdiği kişi ise 80 yaşlarında, kendisi gibi kanser olan yaşlı bir kadınmış.
    Bu yaşlı kadını hiç yalnız bırakmamış. Kadın ölmeden hemen önce
    “Benim için çok geç ama, bizim inanışımıza göre; eğer bir kişi
    kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa, her istediği kabul olur.
    Ben yapamadım ama sen yap ve kurtul” demiş ve son nefesini vermiş.

    'Kâğıttan Bin Turna Kuşu' efsanesine göre, hasta birisi eğer kâğıttan
    1000 adet turna kuşu yaparsa, tanrılar bu kişinin dileğini yerine getirecek
    ve onu sağlığına kavuşturacaktır. Bunun üzerine Sadako, hastalığını
    cesaretle karşılayıp, kâğıt turnaları katlamaya koyulmuş.
    Katlarken de konuşmuş turnalarıyla:
    "Kanatlarınıza 'huzur' yazacağım. Böylece tüm dünyada uçabileceksiniz."

    Bu hazin öykü önce yerel, sonra da uluslararası basında yer almış.
    Dünyanın dört bir yanından insanlar kıza, turna kuşu göndermeye
    başlamışlar. 25 Ekim 1955 Günü Sadako 12 yaşında iken
    son saatlerini 644. kuşu yaparak geçirmiş.

    Hemşireler ve hastabakıcılar postadan
    gelen yüzlere origami kuşu ile odasına girmişler.
    Fakat Sadako yüzünde hafif bir gülümse ile çoktan hayata gözlerini yummuştu… Postacılar aylarca kağıttan turna kuşu taşımışlar hastaneye.
    Sayısı milyonlara ulaşan turna kuşları bu gün
    Japonya’da bir müzede sergileniyor…

    Küçük Japon kızın kısacık yaşamı 1000 turnayı katlamaya yetmez.
    25 Ekim 1955 sabahı 644 kâğıttan turnayı, 645'e tamamlayamadan ölür. Arkadaşları, eksik kalan 356 turnayı katlayıp onunla birlikte gömerler.

    Sadako Sasaki'nin kısa yaşamı ABD'li yazar Eleanor Coerr'in
    1977 yılında yazdığı "Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu"
    kitabı ile tüm dünya tarafından tanınır.

    O günden bu yana turna kuşu barışın ve nükleer silahsızlanmanın
    simgesi olur.
  • Umudun öyküsü.
    2. Dünya Savaşı'nda Japonya'ya atılan atom bombaları, binlerce insanın ölümüne veya sakat kalmasına yol açtı. Sadako Sasaki. Hiroşimaya atılan bombadan payına hastalık düşenlerden yalnızca biri. Küçük kızın lösemiye yakalanışı ve umudunu asla kaybetmeyişi, umudun fısıldadığı turna kuşları. Kitabı gözyaşları içinde bitirdim ve umut etmeyi unuttuğum zamanlardan utandım.Büyükten küçüğe her insanın kesinlikle okuması gereken bi kitap. Ne olursa olsun umudumuzu kaybetmeme dileğiyle.
  • https://youtu.be/dQLo1-_bWl0

    Sadako Sasaki Hiroşima'ya bomba atıldığında 1 yaşındaydı. Yaklaşık on yıl sonra Lösemiye yakalandı. Ve bu kız kâğıttan turnalar katlamaya başladı. Çünkü kağıttan bin turna kuşu efsanesi der ki : hasta olan bir kişi kağıttan bin turna kuşu yaparsa sağlığına kavuşacaktır. Sadako 644. turnayı katlarken öldüğünde sadece on bir yaşındaydı. Nazım Hikmet'in "Kız Çok" şiiri Sadako adına yazılmış bir şiirdir.
  • Uzun zamandır kitap incelemesi yapmadım ve açıkçası yapmayı da düşünmüyordum ama bu her yaştan insanın okuyabileceği ve okumasının gerek olduğu kitap bana bu incelemeyi yapmak zorundaymışım gibi hissettirdi. Çünkü bu kitap için bir kaç kelime söylememek sanırım vicdanen beni rahatsız edecekti. Bu kitabı almadan önce, bu küçük kızın adını bir dergi sayesinde işitmiştim.

    Bir Amerikan uçağı, Japon ordusunun önemli bir üssü olan Hiroşima’ya atom bombası atmıştır. Hiroşimayı ve Hiroşimaya atılan atom bombasını bilmeyen ve duymayan yoktur. İşte kitap bu olaydan 10 yıl sonrasını anlatıyor. Çünkü bu atom bombası atıldığı zaman Sadako Sasaki henüz 2 yaşındaydı ve 10 yıl boyunca sağlıklı bir hayat sürdü. Ta ki 12 yaşında lösemiye yakalanana kadar. Fakat Sadako güçlü ve hırslı bir kızdı, tam umudunu yitirecekken arkadaşı ona eski bir Japon inanışın varolduğunu ve bu sayede iyileşebileceğini söylemesi ona bir umut oldu. Tek yapması gereken, kağıttan bin adet turna kuşu. O bin turna kuşu yaparsa Tanrı’lar onun yaşamını bağışlayacaktı. Tabi ki bunu söyleyen yakın arkadaşı sayesinde Sadako kağıttan tam 644 tane turna kuşu yaptı. Bin tane turna kuşu yapmaya o küçük kalbi yetmedi.

    Sadako Sasaki için okul arkadaşları bu bin tane turna kuşunu tamamlamış ve onun ölümü için Hiroşima da bulunan Barış parkı’na elinde kağıttan yapılmış bir turna kuşu olan Sadako Sasaki’nin heykelini diktirmişlerdir. Ve anıtın üzerine “ BU BİZİM YALVARIŞIMIZ, BU BİZİM DUAMIZ, DÜNYADA BARIŞ İSTİYORUZ” yazılmıştır.