Ve dedim ki kalbime, budalaya ne olduysa
olacaktır bana da...
Git yoluna, ye ekmeğini çoşkuyla,
ferah gönülle iç şarabını da
ne yapacağını bilmiş Tanrı önceden.
Giydiğin hep beyaz olsun,
başından eksik olmasın merhem.
Yaşa keyfince sevdiğin kadınla
günlerin gururla dolsun,
o da Tanrının armağanıdır sana.
Gurur dolu günlerin
görüp göreceğindir hayatta,
bir de güneşin altında harcadığın emek...
Yürü kalbinin gösterdiği yolda
gözünle gördüğünü tanı
ama bil ki bütün yaptıkların
yargısına uğrayacaktır Tanrı'nın.
"Yargısına uğrayacağım Tanrı'nın," dedi Eduard, yüksek sesle "ve ona diyeceğim ki: Yaşamımın bir dönemin de durup rüzgara baktım, ekin ekmeyi unuttum, çoşkuyla yaşamadım, bana sunulan şarabı bile içmedim. Ama günün birinde hazır olduğuma hükmettim ve yeniden işe koyuldum.
Bir psikiyatriste içini döken insanlar, bir papazla günah çıkarırken olduğundan daha rahat konuşuyorlardı, çünkü hekimler onlara cehennem ateşinden söz etmiyorlardı.