• "Sevgi bittikten sonra bile, sevmiş olmak tamamen anlamsız değildir. Çünkü daima başkalarının anlayamadığı nedenlerle sevilir. Bu hislerin hatırasının sadece benliğimizde mevcut olduğunu hissederiz; onu görmek için kendi içimize bakmamız gerekir."
  • "Orada nasıl hayatta kaldın?" -"Beni çocukken çok sevdiler." Bizi aldığımız sevginin miktarı kurtarıyor, bu bizim dayanıklılık stokumuz. İşte... Sadece sevgi kurtarır bizi. Sevgi öyle bir vitamin ki, insan onsuz yaşayamaz, kanı çekilir, kalbi durur.
    Svetlana Aleksiyeviç
    Sayfa 244 - Kafka, 2. Baskı
  • 240 syf.
    ·6 günde·Beğendi·9/10
    Hayatla nasıl başa çıkabileceğinizi gösteren 80 reçete:
Başlamak işin en önemli kısmıdır.
Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebilirsiniz. Hayatta gerçek trajedi yetişkinliklerin aydınlıktan korkmasıdır.
Bilge insanlar konuşurlar çünkü söyleyecek bir şeyleri vardır. Aptal insanlar konuşurlar çünkü bir şey söylemek zorundadırlar.
Sevgi avucuna aldı mı bir insanı, bir nefes şiirden yoksun da olsa, o insan şair kesilir.
Bir saat birlikte oyun oynayarak o kişiyle yıl boyunca konuşarak edineceğinden daha fazla bilgi edinebilirsin.
Eğitim çocuklara doğru şeyleri istemelerini öğretmektir.
Düşünceli olun çünkü karşılaştığınız herkes inanın en az sizin kadar zorlu bir mücadele veriyor.
En büyük mücadele hayat mücadelesidir ve diğer hepsinden çok daha büyüktür.
İnsanın kişiliği sahip olduğu güçle ölçülür.
 Hiçbir iç çok fazla endişelenmeye değmez.
 Şarkı söylemek isteyenler her zaman söyleyecekleri bir şarkı bulurlar.
 Birçok insanı düşmanı sever, dostu ise nefret eder.
 İnsan anlam arayışı içinde olan bir varlıktır.
 Ölümsüz olan kişi, hep hareket halinde olandır.
 Hareket eksikliği insanın kondisyonunu mahveder.
 Bir demirci aynı zamanda bir marangoz da olmak zorunda değildir.
 Her ne kadar yavaş da olsa, ilerleme gösterenlerin cesaretini kırma.
 Sorumluluk onu seçenindir.
Zaman düşüncelerinin çoğunu değiştirecek, hatta eski düşüncelerine dönmene sebep olacaktır. -hayatında yolunda gitmediği şeyleri belirle -eğer değişirsen her şeyin daha güzel olacağının farkına var -korkuyu ardında bırak -bunu daha önce başardığını unutma -işe koyul 
 İnsanın kendini fethetmesi Zafer'in en büyüğüdür.
 Üzerinde düşünülmeyecek bir hayat yaşamaya değmez.
 Her insan kendisinden sonra gelenler onların da birer asker olduğunu ve atalarının yolundan ayrılmamaları gerektiğini hatırlatmalıdır.
 Bilgi, adalet ve erdemden ayrıldığında bilgelik değil, kurnazlıktır.
 Müzik, sesin ruhun meziyetlerini eğitmek için hareket etmesidir.
 Bütün insanlardan daha bilgeyim, çünkü bir şey biliyorum, o da hiçbir şey bilmediğimdir.
 Haysiyetli biri için gerçekten sahip olduğu faziletler dışında övülmek onursuzluktur.
 Dostların her şeyi ortaktır.
 Haksızlığa uğramak, haksızlık etmekten evladır.
 İnsanın asla kızmayacağı iki şey vardır; önleyebileceği ve önlenemeyeceği şeyler.
 En büyük zenginlik azla tatmin olmaktır.
 Aşk ciddi bir akıl hastalığıdır.
 Aşkın çılgınlığı en büyük nimettir.
Düşünce ruhun kendisiyle ettiği sohbettir.
 Her şey senin iyiliğin için değil sen her şeyin iyiliği için yaratıldın.
 Olayların gerçekte nasıl olduğunu bilmek bütün insanlığın yararına olur.
 Uzaktan her şey birbirine benzer ve tek tip görünür.
 İnsan tek bir işle uğraşırsa, yaptığı her zaman iyi bir iş olur.
 Sağlıklı bir fiziğin var diye sağlıklı bir aklın ya da iyi bir karakterin olacağını varsayamazsın.
Hayranlık duygusu bir filozof olduğunu gösterir çünkü büyülemek felsefenin başlangıç noktasıdır.
 Karanlığa karşı ne kadar mücadele verdiğin önemli değildir çünkü bütün ışıkların bir gölgesi vardır.
 Erdemin sahibi yoktur; erdeme sahip olan her zaman kazanır daha fazlasına sahip olacaktır.
 Hedef erdemli bir hedef olmayınca bilgi de değersiz olur.
 Güzellik sahibine döner.
 İyi davranışlar bize güç verirken başkalarına ilham kaynağı olur.
 Eğer bir insanın bir şeyi sevdiği söyleniyorsa bu sadece bir kısmını değil, bütününü sevdiği şeklinde anlaşılmalıdır.
 Çocukların oyun oynamayı öğrenmesini sağlayın.
 Aşk taş yüreklerden uzak durur.
 Aydınların işi sadece bilgiyi aşıp iyi olan şeyleri görmek değil, aynı zamanda, hayatları pahasına da olsa, hak etsinler ya da etmesinler, onları yasaklı kişilerle de paylaşmaktır.
 Gözler ruhun aynasıdır.
 Eğer kişi, kullanılan terimlerin anlamını bilmiyorsa kendisini daha büyük paradoksların içinde bulacaktır.
 Sahte sözler kötü olmakla kalmaz, aynı zamanda ruhu da bozar.
 Fikir, bilgiyle cahillik arasında bir noktadır.
 Araştırma tutkunları, sevdiklerinin onları götürdüğü yere giderler. Büyüdükçe göreceksin ki kurallar çiğnenmek için konur. Hayatı kendi koyduğun kurallarla yaşama konusunda cesur ol ve bunun için asla özür dileme. Sadede gel, konfordan vazgeç, iyi asfaltı olan yer yerine, daha az eğilen yolu seç. Kimse seni seyretmiyormuş gibi dans et. Kendi davulunun ritminde adım at. Ayrıca her şeye, her yere uygun olacağım diye çabalama.
 Bilgiye dayamayan düşünce kördür.
 Yaşlıları benim hala kat etmem gereken bir yolun yolcuları olarak görüyorum, onlara yolun düz ve kolay mı, yoksa dik ve zorlu mu olduğunu sorabilirim.
 Dostluk yolunda ot bitmesine izin verme.
 Her şey değişir, hiçbir şey olduğu gibi kalmaz.
 Öğrendiğimize her şeyin duygusal bir temeli vardır.
 En güzel hareket, başkaları tarafından itilmeden, insanın kendisinin başlattığı harekettir.
 Hakkında kötü konuştuklarında sanki kimse bunlara inanmayacakmış gibi yaşa. Kusurlarını kabul et. Özgünlüğünün kıymetini bil. Açıklama yapma. Gerektiği zaman reddetmeyi bil. 
 Gerçek sadelik asil ve doğru bir akıldan doğar.
 Gerçek dostluk sadece benzerler arasında mümkündür.
 İnsanın savaş zamanındaki hedefleriyle günlük hayattaki hedefleri aynı olmalıdır.
 Dikkat, uğraşılan işi iyi yapmak, ondan fayda sağlamak içindir.
 Zevkte ve acıda aşırılık en kötü hastalıktır.
 Herkes kötülük yapabilir, ancak her insan bir başkası için iyilik yapamaz.
 Acı çekmek kötülük yapmaktan daha iyidir.
 Yalanlar ilaçlar kadar faydalıdır, bu yüzden onları doktorlara bırakmak gerekir.
 Karmaşadan, cehaletten, korkudan ve aşırı arzudan kurtulan ruh mutlu olur. - bilenlerden bir şeyler öğrenmeye çalış. - aklını berrak tut. - derin nefes al. - geçmiş ve öngörüleri unut. - eğer değiştiremiyorsan olayları olduğu gibi kabul et. 
 Anlayışlı akıl her zaman diyalektiktir.
 Biri gelip size kalanını fısıldayamaz kadar herkes yarım kalmış şarkılar söyler.
 Sanki dünyadaki en korkunç şey olduğundan eminmişiz gibi ölümden korkarız.
 Yaşlılık insana büyük bir huzur ve özgürlük hissi verir.
 Eğitimini ihmal eden kişi hayatının sonuna kadar topallar.
 "Oldu" ve "olacak" sonsuz olan şeyler için yanlışlıkla kurduğumuz iki zamandır.
 Aşkın dokunduğu insan asla karanlıkta yürümez.
 Bilge insan her zaman kendisinden daha bilge olanla olmak isteyecektir.
 Eğer denemek gerekiyorsa en iyisi en baştan başlamaktır.
 Umut ruhu okşar.
 Sonunda, ölüm her şeyi yutar. Buda: " Vücudun ve akıl sağlığının sırrı, ne geçmiş için ağlamak ne de gelecek için endişe duymaktır; sır yaşadığın anı yoğun ve bilgece yaşamaktır."

  • Hayatı boyunca sevgi açlığı çekmişti. Sevgiye hasretti. Ama hiç sevgi görmemiş ve zaman içinde katılaşmıştı. Sevgiye ihtiyaç duyduğunu fark etmemişti bile. Şimdi de bilmiyordu bunu. Sadece sevginin nasıl ifade edilebildiğini görmüş, yüreği hoplamış ve ne kadar güzel, yüce ve muhteşem bir şey olduğunu düşünmüştü.
  • Hiç bir sevgi fırsatını kaçırma. Sokaklarda yürürken bile sevebilirsin. Kimseye bir şeyler vermen de gerekmez, sadece gülümse yeter. Onun bir maliyeti yoktur, içten bir gülümseme kalbini açar, kalbini daha canlı yapar. Birisinin elini tut - bir arkadaş ya da bir yabancı fark etmez. Doğru insanla karşılaşınca seveceğim diye bekleme. O zaman hiçbir zaman gelmeyecektir. Sevmeye devam et. Daha fazla sevdikçe doğru insanla karşılaşman için ihtimaller de artacaktır çünkü kalbin bir çiçek gibi açmaya başlayacaktır. Ve çiçekler açan bir kalp de, kendisine daha fazla arı, daha fazla sevgili çekecektir.
  • 272 syf.
    ·3 günde·10/10
    Bence kitapta asıl önemli olan Frankenstein'ın, bir insanın kibrinin, haddi olmayacak kadar büyük bir şey yani canlı bir varlık yapma isteği ve tabi bunun doğurduğu sonuçlar. Önemli olan sadece canlı bir varlık yapmak değil aslında ona hak ettiklerini de verebilmek. Dünyada eşi olmayan , yalnız olan hiçbir canlı yok ama Frankenstein'ın canavarı hep yalnızdı ve bu yalnızlık kitabı okuyan insanları çok düşündürüyor, çok üzüyor. Gerçekten de bu haksızlık değil mi?
    Kitabı okurken bir çok kere ben Canavarın yerinde olsam ne yapardım diye düşünüyorsunuz. Hatta belki de yaptığı bir çok kötülüğe istemeden hak veriyorsunuz. Belki de bende yapardım diyorsunuz. Öte taraftan Frankenstein’a bir çok kez öfkelenip sonra durup düşündüğünüzde ona da üzülüp, hak veriyorsunuz. Ama kesin olan bir şey var ki hiç bir canlı varlık ister insan olsun ister insanların canavar olarak nitelendirdiği ( ki bence değil) bir varlık olsun hiç kimse yalnız olmayı, dışlanmayı, hiç sevgi görmemeyi hak etmez.
    Bu kitabı çok sevmeme rağmen beni rahatsız eden bir şey vardı. Buda yazarın Türklere bakış açısı. Kitapta bir yerde “Türk kadar sessiz” diye bir ifade geçiyor. Bu ifadeyi hiç anlayamadım. Ayrıca Safiye ( Arap kız )’nin babasının bir Türk olması ve kitapta anlatılan bazı rahatsız edici, erik olmayan şeyler yapması. Bu durum ister istemez insanı rahatsız ediyor.
    Frankenstein en sevdiğim kitaplardan biri. Kesinlikle okunmaya değer bir kitap. Aslında eminim ki bir çok insan zaman zaman hatta belki bazılarımız her zaman kendini yalnız hisseder. Bu kitabı okuduktan sonra görüyorum ki hiç birimiz Frankenstein'ın Canavarı kadar yalnız değilmişiz.
  • 188 syf.
    "Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar"der büyük üstad .Böyle diyen bir Anadolu şairinin hayatını bilmemek olmaz zaten . Üniversite yıllarında İnce Mehmet'le tanımıştım üstadı.Hayatını kendimce az buçuk öğrenmiştim o yıllar .Aradan yıllar geçince "Gazap Üzümlerini" okuduktan sonra , birden Yaşar Kemal okuma isteği doğdu bende. Kitaplığımda, Yasar Kemal ile ilgili kitap ararken bu kitaba denk geldim .Kitabı ne zaman nerde aldığımı bile hatırlayamadım. Okuduktan sonra bir kere daha hayran kaldım ve gece geç saatlere kadar Yaşar Kemal videolarına baktım durdum .Özellikle imkanınız varsa şu videoyu izlemenizi tavsiye ederim: https://youtu.be/9EFTlw5fOss
    Tabi bildiğim kadarıyla kitap tam anlamıyla bir biyografi kitabı değil, bir gazete röportajdan derlenmiş bir kitap.Zaten böyle bir hayatı 204 sayfaya sığdırmak gülünç olur.Ama ona rağmen sizi duygular denizinde yüzdürebilecek bir kitap .Kitabı okuyamayacak yada bulamayanlar için spoiler vererek şunları söylemek istiyorum :

    Babası , hayatını kurtardığı bir yetim tarafından camide gözü önünde öldürülen .Tokluğuda , açlığıda dibine kadar yaşayan.Okuma yazmayı köyüne gelen Çerçiler sayesinde, heveslenip öğrenen .Şucudur -bucudur, demeden yahudi biriyle evlenen.Hacı, hoca, eşkiyaların içinde büyüyen.Çok fazla kan ,ateş, ölüm gören .Hayvanlara inanılmaz derecede sevgi gösteren.Ömrü mahkemelerde geçen,bir mahkemesinde okuduğu hikaye sayesinde serbest bırakılan .Sadece canlıya değil, cansıza bakarken bile kendinden geçen. Anadolunun şairlerine, yazarlarına, sanatçılarına kadar herkesle dost olan.Yaşamını ikame edebilmek için Gülhane parkında ,köprünün altında yaşamak zorunda kalan.Yazmış olduğu eserlerinin bir çoğunu jandarmalar tarafından yakılıp yok edilmesine karşın pes etmeyip Onları çoğaltıp, farklı farklı yerlere koyup, eserleri muhafaza etmeye çalışması.Doğada canlı ve cansız 'lara bakıpta gördüğü sevinçleri türkülere döküp "Aşk Kemal" olması."Fareler ve İnsanlar" tiyatrosuna gitmek için verdiği mücadele .Akdamar kilisesinin yıkılmamasında emeğinin olması.İnce Mehmed'in yazışında yaşadığı sıkıntılar.Yaşadığı en derin anılarının ;gerçek adının saklamak zorunda olması,okul müdürünün yaftalanmasina neden olup ,hapis yatmasına neden olması ,yeni tanıdığı bir gencin onun yüzünden işkencelere maruz kalması , Ve daha bir çok şey...
    Yaşar Kemal'in kendi sözü ile şununla bitirmek istiyorum:
    O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler.
    İyi okumalar....