Elif Sakarya

Sanki bütün bu insanlar, yaşamanın, şu yeryüzünün kalıcı olması için verilen kurbanlardan birini daha uğurluyorlar­dı.
Reklam
Hepsinin yüzünde de ölümü anmanın, ölüme en yakın olma­nın perişanlığı gizliydi..
'Alacakaranlık, dost bildiği her şeyi içine almıştı. Çocuklar, sevgili göllerini bırakıp gidiyorlardı. Göl, orada, o puslu gökyü­zünün altında, çocuk yüreklerine su serpeleyen bir yaşama deni­zi olara kalıyordu. Herkes evine dönüyordu çünkü.'
...gerilerde bir yalnızlık ağacı buluyordu. Sonra sisler çoğalı­yor; perde perde bir laciverdin ardında yitiyordu düşündükleri
Bizi yalnız dağlar temizler, yalnız dağlar."
Reklam