Kendi yetiştirdiği lahanayı sofrasına koyan insanın saf ve çocukça sevincini hissedebildiğim için ne kadar mutluyum. O yalnız lahananın tadını duymakla kalmıyor, onu yetiştirdiği güzel günlerin ve sabahların, onu suladığı tatlı akşamların, yavaş yavaş geliştiği günlerin sevincini de o anda tekrar yaşıyor.
Bu yüzden, en azılı bir serseri bile sonunda vatanını özler, uzak ülkelerde boşuna aradığı sevinci, evinde, karısının göğsünde, çocuklarının arasında ve onlara bakmakta bulur.
Lotte, benim de biraz kestirmek isteyip istemediğimi sordu ve ondan çekinmememi söyledi. Gözlerinin içine bakarak, "bu gözleri açık gördükçe benimkiler de kapanamaz..."dedim. Evlerinin önüne gelinceye kadar ikimiz de gözümüzü kırpmadık.