Üretimin ilerlemesi, zorlayıcıdır, toplumsal yaşamın bir yasasıdır; bu ilerleme nesnel bir etmendir ve insanların isteğine ya da iradesine bağlı değildir. Onun kökeninde yatan şey, her şeyden önce durmadan artan gereksinmeler ve insanlığın nüfusunun sürekli artışıdır. İnsanlık bir kez hayvanlar aleminden kurtulduktan sonra nitelik ve nicelik bakımından kendi gelişme seyrini izler, bu durum da, karşılıklı olarak, maddi malların miktarının daima artmasını zorunlu kılar.
"Hayret verici olan şu ki diğer tüm konularda öğretmene ve eğitime ihtiyaçları olduğunu kabul ediyorlar, bu konuları belli bir özen içinde çalışıyorlar; hiç öğrenmedikleri ve hiç öğrenmek istemedikleri tek konu, yaşama ilmi."