"Yaprakları, dalları ve budakları ile ağaçlar uyanıktı.
Uyuyordum.
Çiçekler, böcekler, kuşlar uyanıktı. Uyuyordum.
Serin, tatlı bir rüzgar esiyordu. Gökyüzünde bulutlar yürüyordu.
Bulutların ardından yıldızlar görünüyordu. Uyuyordum.
Dallar, yapraklar, bulutlar, kuşlar rüzgarın esintisine bırakmışlardı kendilerini. Bir o yana, bir bu yana salınıyorlardı. Nefes alıp, nefes veriyorlardı. Uyuyordum. Seher vakti işte öyle bir sessizlik. Dağlar dağlara bakıyor, ovalar göğsünü kabartıyor, denizde bir iç çekiş. Güvercinler 'Hû' diyor."
Her kitap binbir çeşit imgelerle bezenir. Bazıları gözleri uzaklara sevk eder, bazıları düşüncelere daldırır, bazılarıysa tebessüm ettirir. Ve bu kitabın satırları arasında göze çarpan, üzerinde uzunca düşünmeyi hak eden bir imge : 'sandalla açık denizde olmak gibi'.