Mine Arapoğlu, İlmihal Yahut Arzuhal'ı inceledi.
19 May 22:54 · Kitabı okudu · 11 günde · Puan vermedi

"Melâl içindesin. Yoksul olduğunu düşünüyorsun. Ne ki senden alınmıştır, o senin hayrınadır. İçindeki yoksulluğu hissediyor musun? İşte senin için en hayırlı vakit. Unutma ihtiyaç mütemadidir."

Ben Mustafa Kutlu'nun hikayelerini çok severim, yukarıdaki alıntı da Yoksulluk İçimizde kitabından alıntı ama o yazı bu kitapta da var. Buradan da anlaşılacağı üzere artık Ataullah İskenderî'nin Hikem-i Ataiyye'sini okumayı tamamlamak farz oldu.

İlmihal Yahut Arzuhal okuduğum ilk Kutlu deneme kitabı. Kutlu'nun güzellikler üzerine yazdığı yazıların derlenmiş hali diyebiliriz aslında, neler mi bunlar : Abdest, namaz, oruç, zekat, hac, niyet, tefekkür, iyilik, hoşgörü, tevazu, nasip, kanaat, ahlak, dua...

Kutlu'nun dilindeki sadelik ve hep bize bizi anlatan üslubu ile yazılanlar ayrı bir güzellik de taşıyor. Kitapta Mustafa Kutlu'yu etkileyen eser ve yazar isimleri de geçiyor, not edilesi hepsi.

İsmail Kara'nın giriş yazısını yazdığı kitap Mustafa Kutlu'nun duaya dair söyledikleri ve yazdığı dua ile sona eriyor.

Sayfalarına yıldızlar eklediğim çok güzel denemeler vardı kitapta, gerçekten çok etkileyici sade ama altı çizildi bir sürü cümle vardı ama pek ısınamadığım ya da bana doğru gelmeyen birkaç nokta da vardı ama genel olarak hoşuma giden bir kitap oldu. Her Mustafa Kutlu kitabı gibi tavsiyedir elbet. Hayırlı geceler olsun.

Geyikli Gece, bir alıntı ekledi.
18 May 20:12

"Akad'ın Vesikalı Yarim'deki gerçekçi yaklaşımını destekleyen en güçlü unsurlardan biri olan diyaloglar, gündelik hayattakine yakın bir biçimde, süsten ve abartıdan arındırılmış bir dil anlayışı üzerine kurulmuştur. Konuşmaların görüntülere baskın olmaması ve çoğu kez mizansendeki gerçekçiliğe uygun bir doğallık taşıması, karakterlerin konuşmalarındaki sadelikle birleşerek filmin inandırıcılığını artırır. Sadelik ve kısa cümleler karakterler arasındaki ilişkilerin ve bu ilişkiler aracılığıyla kimin kim olduğunun anlatılmasını engellemez; aksine konuşmalara derinlik kazandırır."

Çok Tuhaf Çok Tanıdık, Umut Tümay Arslan (Sayfa 113)Çok Tuhaf Çok Tanıdık, Umut Tümay Arslan (Sayfa 113)
Fırat Mişe, İslam Ekonomisi'yi inceledi.
 17 May 04:46 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

"Reddettim" ve "Kabul Ettim"ler seni avam olmaktan ve anlayışsızlıktan kurtarmaz, toplumu da tanımalısın diyor, merhum Ali Şeriati...

Kitabın muhtevasına değinmeden önce akıllardan hiç eksilemeyen Ali Şeriati'ye dair bazı soruların cevabına değinmeyi borç bilirim kendime... Uzun süreden beri devam eden, sürgünlerle ve hapislerle engellenmeye çalışılan 'Ali Şeriati okuma' korkusu ne yazık ki günümüzde hala aşılamamış bir sorun olarak süregeliyor ve bu içler acısı bir şey gerçekten...Sosyolog kişiliği ve halife dönemine dair bazı yaklaşımları benzeri olmayan gerçekçi bir sadelik ve doğrulukta olduğundan her zaman tehlikeli addedilmiştir. Lakin unutmamak gerekir ki Şeriati'nin  büyük bir popüleriteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemeyi başarabilmişti. Bir şekilde hayatını konu edinildiği bu merhumun hayatı hakkında bir bilgiye sahip olmayan bizlerin elbette ki duymuş olduğumuz her şey ikna edici gelecekti...İnanmış olduğu ve sömürüye uğradığını düşünen inancı için canını dahi hiçe sayarak kendini adamış olduğu davasına modern sosyoloji, felsefi bakış açısı ve bunu sahih İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalıştı. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkiledi. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla; din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine bir çok önemli eser vermiştir.

Çok ses getiren eserlerinden birisi olan bu kitabın da -ki ben neredeyse tüm kitabı alıntılanabilecek güzellikte görüyorum- yeni nesil tarafından pek tanınmayan entellektüel birisi olmasına yoruyorum. Yazıldığı döneme kadar liberalci ve marksist tartışmalar arasında saf tutmaya çalışan tüm dünya aydınları üçüncü bir alternatif olabileceğini düşünmelerine olağan sağlayıp, oldukça etkili olmuştur. Edebi dili oldukça kuvvetli olmakla birlikte, dünya ideolojileri içerisinde değinmediği sorunlar yok denebilecek kadar az. İncelemenin uzunluğunu da kitaba verilmesi gereken kıymet-i harbiyenin verilmemesinden ötürü kasıtlı olduğunu hissetirebilmişimdir umarım... :)

Son olarak dünya üzerinde yapmış olduğu geziler ve çalışmaları esnasında (o muazzam bakış açısıyla) tüm dünya medineyetlerini konu edinen 'Mazlum' belgeselini; vakit ayırabilecekler için çok güzel etkiler ve izler bırakacağını düşünüyorum..Okumayı düşünenler için keyifli okumalar, belgeseli izleyecek olanlara da iyi seyirler diliyorum.

Mazlum: ( https://youtu.be/_qVk_S70TvA )

Kimola, bir alıntı ekledi.
15 May 22:14

Yavuz'un Kanunî'yi Azarlaması
Yavuz Sultan Selim kıyafetinin sadeliği ile maruftur. Onun düşüncesine göre süs kadınlığın, sadelik de erkekliğin özelliğidir. işte bundan dolayı, kendisinden sonra Kanunî lâkabıyla şöhret bulacak olan sevgili oğlu şehzade Süleyman bir gün pek muhteşem bir kıyafetle karşısına çıkıp elini öpmek isteyince, şöyle azarladığından bahsedilir:

-Sen böyle giyinirsen anan ne giysin Süleyman? İşte bunun üzerine geleceğin Kanunî ’si de kılığını biraz sadeleştirmeğe başlamıştır.

Tarihi Hakikatler, İsmâil Hâmî Dânişmend (Sayfa 123)Tarihi Hakikatler, İsmâil Hâmî Dânişmend (Sayfa 123)
Mustafa Dikme, Değirmen'i inceledi.
13 May 17:41 · Kitabı okudu · 14 günde · 10/10 puan

İlk kez Sabahattin Ali kitabı okumanın verdiği hafif utanç ve pişmanlık var üzerimde. Ama yine de bu kitabı ve yazarı övmem ve teşekkür etmem için engel değil. Bir kitabı okurken, eğer okuduğum hikaye ise doğallık, sadelik, ruha dokunma, damakta tadı kalma gibi bazı beklentilerim oluyor hep. Bu kitapta da ne aradıysam buldum diyebilirim. O kadar güzel anlatıyor ki her bir hikayede sanki yurdun başka bir köşesine gidip anlattığı hikayeyi bir köşede oturmuş canlı canlı izliyorum. Bu yüzden teşekkürler Sabahattin Ali iyi ki yazmışsın.

Gamze Zeynep ALMAZ, bir alıntı ekledi.
05 May 00:55 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Sürç-i lisan ettiysek affolanın farklı bir versiyonu :)
“İşbu sadelik iddiasını kitapta okuyacağınız bazı cümleler tekzib ederse şaşırmam;makyajını taşımayacak kadar örselenmiş cümleler görürseniz onlara iyi davranmanızı ve hiç değilse bir kere daha okumanızı isterim.”

Kurşunkalem Yazıları, Ahmet Turan Alkan (Ötüken)Kurşunkalem Yazıları, Ahmet Turan Alkan (Ötüken)
Betül, bir alıntı ekledi.
 04 May 02:14

Yazmak için içinde bir istek duyuyorsan –ki bu isteğin sırrını sadece azizler bilir– sende şunlar bulunmalı; bilgi, sanat ve büyü: yani kelimelerin müziğinin bilgisi, sadelik ve içtenliğin sanatı, okurlarını sevmenin büyüsü.

Kum ve Köpük, Halil CibranKum ve Köpük, Halil Cibran
Furkan Düzenli, Aile Sosyolojisi Yazıları'ı inceledi.
03 May 16:06 · Kitabı okudu · 32 günde · Puan vermedi

“Aile Sosyolojisi Yazıları”, içerik ve ismen akademiye hitap ediyorsa da yazılardaki dilin sadelik ve içeriği ele alış biçimi konuyla ilgilenen hemen herkesin yararlanabileceği bir kaynak niteliğinde.

“Aile Sosyolojisi Yazıları”, Mustafa Aydın’ın editörlüğünde birbirinden önemli akademisyenlerin aileyi farklı yönleriyle ele alan yazılarından oluşuyor.

Özellikle sosyoloji öğrencilerinin okuması gereken kitap, aileyi en ince detaylarına kadar inceliyor. Ayrıca kitabın sonunda verilen kaynakça farklı okumalar içinde önemli bir adım. Benim gibi aile üzerine çalışan akademisyenler içinde derli toplu faydalı bir çalışma olmuş.

Can Çelik, Yabancı'ı inceledi.
01 May 09:01 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Albert Camus'un en iyi eserlerinden, bir çırpıda bitmesi çok üzücü sadece insan daha çok okumak istiyor. Yer yer sadelik izlenimi veren o yoğun cümleler insanı alıp başka yerlere götürüyor. Okuyun, okutturun.