İbrahim Ertaş, bir alıntı ekledi.
1 saat önce

İnsan gönlüyle yaşar, aklıyla hayatın problemlerini çözer. İslam medeniyetinde akıl, gönlün emrindedir.
Prof.Dr.Saadettin Ökten

Gelenek Sanat ve Medeniyet, Sadettin ÖktenGelenek Sanat ve Medeniyet, Sadettin Ökten
samet kara, İçimde Avm Var!'ı inceledi.
20 May 15:39 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Böylece bir Sadi Baba eseri daha bitmiş oldu.
Sadettin Hocam yine medeniyet tasavvuruyla ilgili baş yapıtlarını sunmuş. Daha çok şehirleşme hayatıyla ilgili konular içermekte kitap. Değişik bilgiler elde edebileceğiniz bir kitap okumaya değer.

samet kara, bir alıntı ekledi.
18 May 09:53 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Kalp, öyle bir halde olmalıdır ki göz o altının cazibesini görmesin. Hatta altına bir altına cazibe atfetmesin. İndinde çakıl taşıyla, altın bir olsun.

İçimde Avm Var!, Sadettin Ökten (Sayfa 41 - Tuti Kitap)İçimde Avm Var!, Sadettin Ökten (Sayfa 41 - Tuti Kitap)
Nun, Yahya Kemal'den Bugüne İstanbul'u inceledi.
17 May 13:33 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sadettin ökten, hayatta bulunan önemli şahsiyetlerimizden. Uzun sağlıklı ömürleri olsun ki bizler olabildiğince nasiplenelim.

Istanbul kitabı kendisinin ilk okuduğum kitabı. Sindire sindire okudum. Beni sadece geçmişe götürmedi, yol gösterdi umut verdi.

Ceyda BİLEN, Fincanımda Cola Var'ı inceledi.
09 May 12:08 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çin atasözü der ki:
"Kalpler birbirinden uzaklaştıkça sesler yükselir,
yaklaştıkça fısıltıya döner. Kavgada bağırmanın,
sevgide fısıldamanın sebebi budur."
Fakat yaşantımız kalplere hitap etme illüzyonuyla
kendi sesinden başka bütün sesleri bastıran
bir çığırtkan satıcı gibi var oldukça...
Diyaloglarımızın tonu yükseldikçe...
Kendi sesimizden, kendi sözümüzden
başkasına tahammül edemez hale geldikçe...
İrfani geleneğimizin "kalpten kalbe" olan
yollarını unutmaya mahkum oluruz.

Bir şehre, gece vakti, uzaktan bakın...
Şehrin sadece dış konturlarını görün...
İçine girmenize gerek yok, bir tepeden o şehrin dokusuna bakın...
O siluet ve o doku, size çok net bir şeyler ifade eder. Şehri inşa eden, koruyan, muhafaza eden toplumun medeniyet tasavvurunu orada görürsünüz.
Medeniyet tasavvuru önce şehrin siluetiyle ortaya çıkar. "Fincanımda Cola Var" kitabı, modern insanın
serüvenine yakından ayna tutuyor. İnsanın sadece
karşısındakine değil, içselleştirdiği kendi haline de
bakmasını sağlıyor.
Kitabın eğitim-öğretim, dini iletişim-etkileşim
bahsine dair birçok makalenin özeti gibi anlatımı var.
Ne çok şey yaşanmış, ne badireler atlatılmış
yada içinde sıkışıp kalmış olduğumuz hususlar.
Birçok şey var colanın kahve yerini almasında.

Ceyda BİLEN, İçimde Avm Var!'ı inceledi.
09 May 11:51 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 5/10 puan

Fiziksel yapılanmanın arkasında şehirlere biçimi,
düzeni, hiyerarşiyi ve tabii ki estetiği veren bir tercih, bir
bilinç vardır. İşte o bilinci sağlayan, insan davranışlarının
bireysel ya da toplumsal arka planında yer alan medeniyet
tasavvurudur. ,
,
,
Bir şehri kurmak, dönüştürmek ya da
muhafaza etmek ahlaki bir problemdir. Şehirde yaşamak, o
şehri inşa etmek ve o şehirde inşa edilmek, yani şehrin fiziğiyle
ilgili bizatihi bir eylem ve bu eylemin insanı etkilemesi de bir
ahlak ve hukuk sorunudur. “ diyor Sadettin Ökten.
Ve şöyle ekliyor bakın :” Bu sebeple “ şehir bir
şahsiyet meselesidir. Bir şehirde yaşadığınız
zaman o şehrin değerler sistemi farkında olun
ya da olmayın size yavaş yavaş nüfuz eder.

Eğer aidiyetinizle o şehrin değerler sistemi
örtüşüyorsa sizin varlığınıza ve kişiliğinize
nüfuz ederken medeniyet tasavvuruna olan
bağlılığınızı ve aidiyetinizi de güçlendirir.

Eğer örtüşmüyorsa size ait değerler sisteminde
aidiyetinizi belirten bölgeyi biraz kenara itip
kendisine bir yer açar.
Çünkü insan yaşadığının esiridir ve çoğu bunun farkında olmaz.
Bu sebeple şehir bir şahsiyet meselesidir.

samet kara, Fincanımda Cola Var'ı inceledi.
 01 May 11:31 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Sadettin Ökten Hocamı tanıdıkça ekranlarda, bir ünsiyet oluştu kendisine karşı.Ben de daha yakından tanımak için elbette fikirlerine yoğunlaşmam gerektiğini düşündüm.

Bu kitap yazarın okuduğum ikinci kitabıdır. Şimdi kitaba geçmek gerekirse
Ana teması " Medeniyet Tasavvuru ". Yazarın bu cümleyi bir çok başlıkta kullanması, konunun ne kadar ehemmiyeti olduğu gösteriyor.
Batılılaşma sorununa, kapitalizme, insan aklını yanlış kullanımına ve daha nice konulara değinmekte ve tatlı, tatlı eleştirmekte. Okudukça bu konu hakkında ne kadar az bilgim olduğunu idrak ettim. Velhasıl çok hoş bir kitap

Hüsne Yilmaz, bir alıntı ekledi.
 30 Nis 14:30 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

" Göz her şeye bakar ama zihin ve kalp, ilgilendiği şeyi görür sadece diğerlerini fark etmez bile..."

Fincanımda Cola Var, Sadettin Ökten (Sayfa 214)Fincanımda Cola Var, Sadettin Ökten (Sayfa 214)
hatiice, bir alıntı ekledi.
 25 Nis 22:04 · Kitabı okuyor · 9/10 puan

Yaşadığımız şehir sanki bize ait değil, oturduğumuz ev yabancı birisinden ödünç alınmış gibi... 

Bu şehri kim düzenledi,
bu evi kim inşa etti
ve biz bu yabancı mekânlarda oturmak mecburiyetinde miyiz?
Biz kimiz..
Burada..bir kimlik sorunuyla karşı karşıyayız.

Turgut Cansever iki büyük kimlik kurgulaması yapıyor: 
Hıristiyan Avrupa'dan miras kalan modernist kimlik ve İslam medeniyeti kimliği.

- Prof. Dr. Sadettin Ökten -
(Kitabın 'Takdim' kısmından alıntıdır.)

Bir Şehir Kurmak, Kolektif (Sayfa 10 - Klasik Yayınları)Bir Şehir Kurmak, Kolektif (Sayfa 10 - Klasik Yayınları)
ش, bir alıntı ekledi.
29 Mar 23:40

Lakin bazı saatler var, baş edemediğim buhran ve azap saatleri, bu saatlerden çabucak ve kesin olarak kurtulmak istiyorum. Aklım ve hayatımın faydacı sesi "Bu saatleri unut, yok say, unutmak için ne gerekiyorsa yap" diyor. Fakat içimde nereden geldiğini bilmediğim, susturamadığım ve bana verdiği acıdan mutluluk duyduğum hicran dolu bir ses var, bu ses "İşte o saatler senin saatlerin, o zamanlara sahip ol ve oradan yola koyul" ikazında bulunuyor. Bu saatler kendimi boşlukta hissettiğim, etrafımdaki hiçbir şeyin bana ait olmadığını anladığım saatler, bu saatler yalnızlık ve terk edilmişlik saatleri, bu saatler kocaman bir yalanın içinde zamanlarımı yok ettiğimi anladığım saatler. Varlığımın bütününde bir aidiyet duygusunun, bir mensubiyet şuurunun eksikliğini bütün ağırlığıyla hissettiğim saatler.

Yahya Kemal'in Rüzgarıyla Düşünceler ve Duyuşlar, Sadettin Ökten (Sayfa 70)Yahya Kemal'in Rüzgarıyla Düşünceler ve Duyuşlar, Sadettin Ökten (Sayfa 70)