Bu kadar açgözlü ve bencil olmayı bırakın. Dünyada sizin kocaman evlerinizden ve gösterişli mağazalarınızdan başka şeyler de olduğunun farkına varın. İnsanlar açken, siz arabalarınızın benzini için üzülüyorsunuz. Bebekler susuzluktan ölürken, siz son modeller için moda dergilerini karıştırıyorsunuz. İnsanlarınız bizim gibi fakirlik içinde boğulurken yardım isteyen çığlıklarımızı duymuyor bile. Kulaklarınızı size bunları söylemeye çalışanların sesine tıkayıp, onları radikal ya da komünist olarak damgalıyorsunuz. Yoksulları ve ezilmişleri daha fazla yoksulluk ve esarete itmek yerine, onlara kalbinizi açmalısınız. Fazla zaman kalmadı. Eğer değişmezseniz, bu sonunuz olur.
Bir ülkeyi ordularla fethettiğiniz zaman, herkes fatih olduğunuzu bilir. Fethi ekonomik tetikçiler kullanarak yaparsanız, bunu gizlice ve kimsenin haberi olmadan gerçekleştirirsiniz
Bir And Dağları şamanının sözleri tekrar aklıma düştü. Kadın, “Dünyanın kurtarılmaya ihtiyacı yok,” demişti. “Çünkü tehlikede değil. Tehlikede olan biziz; insanlar. Bu yolda devam edersek, Toprak Ana silkinip, bizi ona musallat olmuş pireler gibi üstünden atacak
Dünya liderlerini ABD'nin ticari çıkarlarını gözeten büyük bir ağın parçası olmaya teşvik etmek. Sonunda bu liderler, sadakatlarini garanti edecek şekilde bir borç batağına saplanır. Sonra da onları politik, ekonomik ya da askeri ihtiyaçlarımız için ne zaman istersek kullanabiliriz. Karşılığında halklarına sanayi siteleri, elektrik santralleri ve havaalanları sağlayarak politik durumlarını güçlendirirler. Bu arada, Amerikan mühendislik ve inşaat firmaları da inanılmaz derecede zenginleşir.
Ülkeler arasında sömürü sisteminin artık savaşlarla değil bürokrasi ile olduğunu toplumların nasıl fakirlestigini ve bazı kesimlerin nasıl zenginleştigi bu yolda yapılan planları anlatan akıcı ve nadir eserlerden biri...Kesinlikle aydınlanmak için okuyun ve okutun....