Zaman keskin bir kılıçtır. Ya sen onu kesersin ya da o seni keser. Nefsin senin en büyük düşmanındır. Ya sen onu hak ile meşgul edersin ya da o seni batıl ile meşgul eder. Y.P.
Ölü toprak, Allah’ın indirdiği bir su ile nasıl dirilirse şunu bil ki ey insan! Sen de öldüğünde adeta bir tohum gibi toprağa ekileceksin. Orada çürüyüp toprak olduktan sonra bir tohum gibi sen de oradan canlı olarak çıkacaksın.
Geçmişi hayattan sayma, geçmiş geçti artık! Geleceğe de hayattan sayma, geleceğe ya ulaşılır ya da ulaşılmaz. Peki, ‘Hayat nedir?’diye sorucak olursak; yaşam şu anda, benim gözümün içine baktığın andır. Hayat şu anda beni dinlediğin zamandır. Hayat şimdi, şu yazıyı okuduğun andır. Sen onun kıymetini bilmeye bak.
Her musibet bir elçidir; belalar, hastalıklar, sıkıntılar elçidir; doğru okunursa birer ayettir. İnsanın özüne, fıtratına ne kadar zayıf bir varlık olduğuna dikkat çeken ve insanın kendi kendini muhakeme etmesini sağlayan ibretlerdir.
Insanın bir boyutu maddedir, bedendir; bir boyutu ruhtur, manadır. İnsanın bir boyutu dünyadır; bir boyutu ahirettir. Bir boyutu görünendir; bir boyutu görünmeyendir. Bir boyutu akıl ise bir boyutu kalptir. Kalp aklın ikizidir; duygu da bilginin..