Sevgi Sertel, Düşmüş Melekler Şehri'yi inceledi.
4 saat önce · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ve serinin 4. kitabı "Düşmüş Melekler Şehri" bitti.
Her bir kitabı öncekinden daha heyecanlı daha gerilim ve merak dolu :)
Gölge Avcıları, Vampirler, Kurtadamlar, periler, melekler ve iblisler...
Aksiyon cidden tam gaz devam ediyor :)
Bu sefer iblislerin anası Lilith İle savaşmaları gerekiyor ki bu hiç kolay olmayacak...
Lilith’in canlandırmak istediği ölü kim?
Ve bu iş için ihtiyacı olan kanlar için kim hedef de?
Diğer yandan en güçlü vampir Camille şehre niye döndü ve amaçı ne ve kimler?
Peki gölge Avcılarının en güçlüsü Jace’nin gördüğü kabusların işareti ne?
Clary çaresiz, Şimon ise bu sefer herkesin hedefinde...
Valentin kupa ve kılıçla Ne yaptı ?
Meclis ve aşağı dünyalıları yine büyük mücadele bekliyor :)
Hepsi serinin 4. kitabında :) yine şahane bir bölümdü...
Fantastik severler kesinlikle tavsiye ediyorum :) 5. kitabın yorumunda görüşmek üzere....

Gökay Sarı, Zargana'yı inceledi.
 19 saat önce · Kitabı okudu · 5/10 puan

Günday’ın beni en az etkileyen romanı oldu. Yazarın sistemini ve karakterlerini oldukça iyi tanıyan biri olduğumu söyleyebilirim, ancak Zargana beni içine alamadı.

Günday’ın romanlarında karakterler ekstrem davranışlar sergileyebiliyorlar doğru, kurgu da gündelik hayatta pek ihtimal vermediğimiz olasılıklar çerçevesinde şekillenebiliyor. Günday, tüm bu “olağandışı” unsurları ustaca sistemleyebiliyor normalde, okuyucusuna yaratmış olduğu dünyayı mantık hatalarlarını sıfıra indirgeyerek ve kurgu geçişlerini sağlam kalıplara oturtarak yapabiliyor bunu.

Bahsettiğim kabiliyetini en zayıf şekilde sergilediği eserlerinden biri bence maalesef bu. Elbette, okuyucu olarak benim eksikliklerim de söz konusudur, ancak yazarın tüm eserlerini okumuş biri olarak; Zargana ile birlikte Kinyas ve Kayra’da pek çok defa Günday’ın kurgusunun, yarattığı dünyanın sınırları dışına çıkmak zorunda kaldım.

Zargana’nın bir diğer özelliği de, yazarın tüm eserlerindeki karakterlere gayet tabii bir benzerlik göstermesine rağmen, kompleks karakter gelişiminin temel nedenlerini, yani zat-ı muhteremin niçin böyle bir zat olduğunu, ve kurgudaki olaylara neden, nasıl ve ne zaman tepki vereceğini okuyucusuna çok belli ediyor. Günday bunu bilerek yapmış elbette, ancak bunu minimumda tutarak, okuyucusuna karakterlerini sürekli sorgulatmayı başararak yaratmış olduğu olduğu şahane eserleri var; Malafa ve Piç gibi.

___Yazının Devamı SPOILER İçerir___

Zargana’nın, iki kimyasal uyuşturucu maddeye verdiği tepkiyi gerçekten de muazzam bir şekilde betimlediğini eklemeden geçemeyeceğim. Bu eserde beni galiba en fazla heyecanlandıran bölüm buydu.

Bunın dışında, Günday’ın kaleminin sert kurguların altına imza attığını biliyoruz, yine oldukça çarpıcı birkaç sahneyi aklımıza tüm rahatsız ediciliği ve unutulmazlığı ile işlemeyi başarıyor. Günday okurken tedirgin olmamak epey zor, keza Zargana’nın tecavüze uğradığı sahne yazarın, dilediğinde okuyucusunu nasıl da pençeleri arasında kitleyebildiğini gösteriyor. Rahatsız oluyor, hatta okumak istemiyor ve kaçacak bir delik arıyorsunuz, yine de okuyorsunuz.

Yeraltı Edebiyatı kavramını etiketleştirip bir popüler kültür malzemesi haline getiren onca sevimsiz yazar ve eserin zırvaladığı tecavüz, alkol, kan ve ter, kavga, uyuşturucu, kusmuk falan filan saçmalar dolusu bir zırvalıktan oluşan o ergen edebiyatını düşününce, Günday’ın bu zibidiliklerin ve zibidilerin haddini bildirdiğini düşünüyorum.

Zira, Günday yukarıda bahsettiğim saçmalıkları alıp, ustaca yoğuruyor ve onları anlam ve estetik kaygısının ince süzgecinden geçirerek bir kurguyu “gerçek anlamda” nasıl sertleştirebileceğini çok iyi biliyor.

Zargana’daki protagonistin kimyasal maddeler ile etkileşimi ve uğradığı şiddetin betimlenişi yazarın az önce bahsettiğim niteliğini gayet güzel bir şekilde kanıtlıyor bence.

Gülay Akgül, bir alıntı ekledi.
21 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

senin için şahane özür cümleleri hazırlamıştım
Kapı ağzında duran valizim geldi aklıma
Vazgeçtim!

Aslında Herkes Haklı, Ali Lidar (ithaki)Aslında Herkes Haklı, Ali Lidar (ithaki)

İnsan bu kadar güzel yazar mı...

Sana buraya bazı şeyler koyuyorum.
Yol boyunca aklında olsun.
Lazım olursa açar okursun.
Olmazsa da olsun,
bir zararı yok burada dursun.

Şuraya bir cümle koydum.
Bırak, acımızı birileri duysun.
Hem zaten şiir niye var?
Dünyanın acısını başkaları da duysun!

Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın.
Ortada dursun.

Olur ya biri eline alır okşar,
biri alnından öper.
Az unutursun.

Buraya tabiatı koydum.
Ağaçları, suyu, ovayı, dağı.
Onlar bizim kardeşimiz,
çok canın sıkılırsa
arada onlarla konuşursun.

Buraya, küçük mutlu güneşler koydum.
Günlerimiz karanlık
ve çok soğuyor bazı akşamlar,
ısınırsın.

Buraya, bir inanç bir inat koydum.
Tut ki unuttun, tekrar bak,
o inat neyse sen osun.

Buraya yolun yokuşunu koydum.
Bildiğim için yokuşu.
Zorlanırsa nefesin, unutma,
ciğer kendini en çabuk onaran organ,
valla bak, aklında bulunsun.

Buraya umutlu günler koydum.
Şimdilik uzak gibi görünüyor,
ama kimbilir,
birazdan uzanıp dokunursun.

Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak;
sen şahane bir okursun.
Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun.
N’olcak ki, bırak patronlar seni kovsun!

Burada bir tutam sabır var.
Kendiminkinden kopardım bir parça,
(bende çok boldur)
lazım oldukça ya sabır ya sabır,
dokunursun.

Burada güzel çaylar var.
Bu aralar senin için çok önemli.
Bitki çayları, kış çayları, şuruplar, kompostolar.
Demlersin, maksat midene dostluk olsun.

Şuraya Youtube’dan müzikler,
Bach dinle filan, koydum.
Ama müzik konusunda sen benden daha iyisin,
koklayıp buluyorsun.

Buraya bir silkintiotu koydum.
Kırk dert bir arada canına yandığım,
kırkına birden deva olsun…

Birhan Keskin - Kargo

Ve Eser Gökay yorumuyla...

https://m.youtube.com/watch?v=glpsv1bKKqY

Bünyamin Rıza GÜZELAYDIN, Öyle miymiş?'i inceledi.
Dün 19:25 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kapak yazısı dahi olmayan sade bir tasarım içinde şahane bir kitap. Okuru yoruyor, sayfalar birbiri ardına gitmiyor, bazı bölümleri birden fazla okumak gerekiyor, bir cümlede takılıp kalıyor okuyan. Salim kafayla okunması gereken bir "insan tefsiri"

Mert Kurtaran, Afrodit'i inceledi.
 Dün 18:58 · Kitabı okudu · 3 günde · 3/10 puan

Kitabın adına aldanıp da tanrıça Afrodit'i anlatıyor sanmayın, bu kurmaca bir roman. Yani kurmaca sınıf kurmacası, sonuçta mitoloji de kurmaca. Yazar Pierre Louys, oryantalist bakış açısıyla ve abartılı betimlemelerle bir kitap yazmaya kalkmış ve sonuç hüsran maalesef.

Kitabın konusu da şu: Her istediği erkeği elde edebilen kurtizan (metres) Krizisis ile her istediği kadını elde edebilen Demotrios'un karşılaşmaları sonucu gelişen olaylar, bu olaylar da İskenderiye'de geçiyor. Sürükleyici ve bazı betimlemelerin şahane denecek kadar güzel olması kitabın artı yönleri.

Tunahan İNCE, Doktor Ox'un Deneyi'yi inceledi.
Dün 17:03 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Jules Verne'ün alt metin dolu diğer kitabı harita üzerinde olmayan bir şehire Dr.Ox'un deneyi uygulandığında yaşanan değişiklikleri anlatır ama asıl yapmak istediği keskin bir eleştiri ama net bir eleştiri değil karakterlerin söylediği sözler ve davranışlar komple alt metin içerikli.Zacharius Usta'da da böyleydi.Yazarın daha iki kitabını okudum ama anlatımı çok şahane kitaplarını okumanızı tavsiye ederim.

Cansu Sancaktar, Ajda'nın Elmasları'ı inceledi.
Dün 04:33 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Ajda’nın elmasları nerede? Doktor ölüyor, ölecek denilen adam neden ölmüyor? Gıcık komşuyu kim öldürdü? Yine şahane bir Mehmet Murat Somer polisiyesi.. Bir kitap polisiye kategorisinde olup nasıl bu kadar güldürebiliyor?

Elif Altun, Kendimi Durduracak Değilim'i inceledi.
20 May 01:38 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Ikinciye okudugum hazir birinciyi okumusken gidip ikinci kitabini da aldim. Ince yerinde tesbitler sahane eglendiren ve dusunduren pasajlar var kitap da.

Şahane bir aşk , çoğu zaman harcanmış bir hayat demektir.
Ahmet Ümit