Yarım kalmış bir çocukluk büyüdüğünüz her günü kapanmayan bir yara gibi sızım sızım sızlatırdı. Yaşayamadığım çocukluğum sanki ruhuma sıkışıp kalmıştı, bedenimin aldığı yaş bir hiçten ibaretti. Sanki geçmişe sıkışmıştım. Hayatım boyunca belki ilk kez küskün ufak bir kız çocuğu gibi hissettim. Hiç başımı okşamayan babamı, bana ninniler söyleyerek huzurla büyütmeye mecali olmayan annemi, yokluğumda acılarla büyüyen kardeşimi... Sahi, Özlem zalim bir histi. Özlem yutkunamadıklarımdı.