• Herkese iyi akşamlar ‍️.
    Bolca kırılmış bir hikayeyi ele alan bi kitapla geldim bu seferde.
    Öncelikle kitabın kapağının renk patlaması insanı kendine çekiyor.
    Konusu biraz klişe olabilir.
    Eski aşk, kırılmış kalp, hala var olan umut.
    Kitapta günümüzü okurken bir yandan geçmişe dönüp çiftimizin neden bu hale geldiğini okuyoruz.
    Cassie ve Ethan .
    Sanat okulunun ilk gününde tanışıp bir nevi kovalamaca oynadılar. Ethan’ın sorunları vardı uzak durmaya çalıştı kızımızdan ama Cassie asla geri adım atmadı. Ethan’ı kazanmaya çalıştı.
    Ve tiyatro gösterisi olarak Romeo Ve Juliet’e baş oyuncu olarak seçildiler.
    Sahneledikleri oyunda aralarında ki uyum ve çekim su yüzüne çıktı.
    Artık birbirilerine karşı koymayıp güzel bir çift oldular.
    Her şey güzeldi ta ki o ana kadar.
    Tabi yıllar geçiyor bu ikili bir araya geliyor ve Ethan kızımızı kazanmak için elinden geleni yapıyor.
    Ama kazanabiliyor mu ?
    Cassie her şeyi unutup tekrar güvenmeyi seçiyor mu ?
    3 kitaptan oluşan serinin ilk kitabı çabuk bitti. İkinci kitabında da Cassie ve Ethan’ı konu alıyorken üçüncü kitabında Ethan’ın kardeşi Elissa’nın hikayesi konu olmuş.
    Kolay okunabilicek kafanızı dağıtıcak arıyorsanız buyrun derim. 🤗
  • Sabah oturdum okumaya başladım, akşama bitirdim. Tek solukta okunup biten bir kitaptı. Dili sade ve akıcıydı. Bir çırpıda okunup bitebiliyordu. Kitabı genel anlamda sevdim açıkçası ama Cassie'nin Ethan'a gençlik yıllarında iken sürekli yalvarması beni biraz sıktı. Kitabın sonları ise gerçekten güzeldi. Özellikle Ethan'ın göndermek isteyipte göndermediği e-postaları okuyunca kitaba daha bir farklı baktım.

    Tüm zamanların en büyük aşk hikayesini canlandırırken kendi aşk hikayelerini keşfettiler.
    Cassie Taylor ve Ethan Holt’un yolları üniversite yıllarında, tiyatro bölümünde kesiştiğinde, aralarındaki çekim karşı koyulamazdı. Cassie iyi bir aktris, Ethan kampüsün kötü çocuğu idi. İkili, Romeo ve Juliet için başrole seçildiklerinde hayatları değişmeye başlamış, tıpkı oynadıkları karakterler gibi, onların da kaderleri birbirlerine bağlanmıştı. Ta ki kötü çocuk, iyi kızın kalbini kırıp güvenini yıkana kadar…
    Şimdiyse yolları Broadway’de kesişmişti ve bu sahte Romeo, Casie'nin hayatına yeniden geri dönerek her şeyi adım adım altüst etmeye kararlı görünüyordu… Yeniden romantik bir rol için bir araya gelmek zorunda kalan ikili, üniversite yıllarında yaşadıkları gizli aşkın heyecan verici anlarıyla ve kalp kırıklıklarının derin acılarıyla yüzleşmek zorunda kalmışlardı. Tabii bir de, zıt kutupların birbirlerine karşı koyamadıkları gerçeğiyle… Ve söz konusu aşksa bazen bizim için kötü olanlar en karşı koyamadıklarımızdır.
    Eğer sizde reading slump yaşıyorsanız kesinlikle önereceğim bir kitaptır.
  • Kısa sürede bitirdiğim bir kitaptır kendisi. Çevremdeki insanlar fazlaca övüyordu bu kitabı. Bende merak ettim ve bu kitabı alıp okumaya başladım. Daha doğrusu iki kitabını birden aldım daha sonra alamam belki diye.

    Wattpad romanı ama ben diğerleri gibi olduğunu düşünmüyorum. Erkek karakterlerden birisi şımarık ama kötü çocuk değil. Bu hikayede kimse kötü çocuk değil. Kız çok saf değil.

    Spoi içerebilir;
    Sahra doktor olmayı hedefleyen bir genç kız. Üniversite sınavında istediği bölümü tutturuyor ve orda okumaya başlıyor. Bu üniversite kendi doğduğu şehirde olmasına rağmen yurtta kalmak istiyor çünkü en yakın arkadaşının abisini seviyor ve onun hemen evlerinin yanında olması ders çalışmasına engel olacağını düşünüyor. Doğduklarından beri bir arada olan bu ikili dıştan bakıldığında abi-kardeş gibi görünüyor. Sahra abi diyor sevdiği çocuğa. Okurken benim canım acıyordu 'abi' demesi. Ailesine yolda zaman kaybetmek istemediği için yurtta kalmak istediğini söylüyor galiba tam hatırlamıyorum. Sonra bir çocukla karşılaşıyor 'Romeo' ama sahte Romeo. Bu çocuk şımarık ve çoğu gecesini kızlarla geçiren tiplerden.

    Bence bu kadar anlattığım yeter eğer yazın hemen bitecek bir kitap arıyorsanız bu kitaba bir şans verebilirsiniz.

    Kitabın ismi Ayçöreği çünkü Sahra ayçöreğini çok fazla seviyor. Yada galiba Ahmet yani sevdiği çocuk ona ayçöreği şeklinde kolye hediye ettiği için.
  • "Japonya'da 'Kintsugi' dedikleri, değerli seramikleri altınla onarma sanatı diye bir şey var. Sonuç, kırıldığı bariz belli olan ama bu nedenle daha da güzel hale gelen bir parça. Bu, bende her zaman hayranlık uyandıran bir kavram.
    İnsanlar sık sık yara izlerini gizlemeye çalışırlar. Sanki en ufak bir hasar, ne kadar kırılgan olduklarını gözler önüne seriyormuş gibi. Yara izlerini hatalarla, o hataları da utançla bir tutarlar. Mükemmeliyetlerine sonsuza kadar gölge düştü sanırlar.
    Kintsugi bunun tam tersini yapıyor. 'Trajediden doğan bir güzellik vardır. Yaşanmışlıkları gösteren şu değerli çatlaklara bir bakın,' der adeta."
  • "Diğer insanlara verdikleri gücün, geleceği şekillendiren o mutlak dominantlığın farkında değiller mi?
    Her şey kötüye gittiğinde canlarının ne kadar yanacağını anlamıyorlar mı? Ayrıca şu gerçekle yüzleşmemiz gerek: O çiftlerin yüzde doksanı bir yıl sonra birlikte olmayacaklar. Hatta altı ay sonra bile.
    Bunu anlamıyorum."
  • "...Hayatımda kendimi bu kadar alçak hissettiğim çok az an var. Seni terk ettiğim gün de onlardan biriydi."
  • "Ben sensiz yaşayamam. Daha da önemlisi sensiz yaşamak istemiyorum. O yüzden buyur, istediğin kadar panik ol. Bittiğinde ben hala burada olacağım. Anladın mı?"