Bu yeni duygu farklıydı. Yanaklarım acıyana kadar gülüyordum, kafa derim kafamdan sökülüp gidecekmiş gibi karıncalanıyor, dilim özgürlükten sersemlemiş halde benden kaçıyordu.
Yüzerken, oynarken veya konuşurken üstüme bir his çökerdi. İçimi dolduruşuyla, göğsümde yükselişiyle korkuya çok benzeyen bir histi bu.
Aniden boşanan yaşlar gibi hızla gelirdi. Oysa ikisi de değildi, korku ve yaşlar ağırken bu his kuş hafifliğindeydi, onlar donukken bu his parlaktı.
100 gençten oluşan bir grup, bitiş çizgisi olmadan durmadan yürüyüşe devam etmeleri lazım. Son bir kişi kalana kadar...
Çok fazla king okuyucusu iseniz kitap size hitap etmeyebilir. Ergenlerin sohbetlerini okuyoruz, cinselik, din, edebiyat, hayatlarından anılar vb. Diyaloglar üzerinden ilerliyor çoğunlukla.
Öleceklerini bilmelerine rağmen bu yürüyüşte kurulan dostluklar...
Dostluklarını sevdim, ölseler aslında onların işine geliyor ama ölmelerini istemiyorlar.
İlk başta kazanacaklarına emin olup sonraki vakitlerde neden bu yarışmaya geldiğini bilmeyen yürüyüşçüler
İlk 100 sayfa okuduktan sonra zaten kimin kazanacağı belli oluyor, ben şahsen onun kazanmasını istemiyordum çok klasik çünkü
Ölümüne üzüldüğüm karekterler oldu, bir tanesine baya ağladım.
(Aslında çok duygusal yazılmamıştı karaktere bağlandığım için)
Uzun YürüyüşStephen King · Altın Kitaplar · 2025227 okunma