Bir hikaye gelir aklıma. Bir gün sultanın biri vezirlerini çağırıp şöyle demiş: “bana öyle bir yüzük yapın ki ona baktığımda hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim ve düşüneyim.“ Vezirler üzerine uzun uzun düşünüp bulamamışlar. O sırada ülkede bulunan bir derviş bunu duymuş ve padişaha bir yüzük yapıp vermiş. Padişah aradığı yüzüğün bu olduğunu söylemiş, yüzükte ise şöyle yazıyormuş: “bu da geçer ya hû!”
İnsan her şeyini herkesle paylasamıyor. Mutlu anlarımızı paylaştığımız dost başkadır çocukları anlattığımız başka hayalleri hayal kırıklıklarını iş hayatını anlattıklarımızsa başka. Tüm misyonları bir kişiye yüklediğimizde ve her seferinde aynı ilgiyi görmediğimizde kırılıyoruz, inciniyoruz. Bu sebeple ben kalbimin her odasının kilidini farklı farklı dostlara emanet ettim. bir gece anneliğin en dibinde hissederken aradığım dost başkaydı. uzun uzun kitap sohbetleri yaptığım başka.kimisi sonradan girdi hayatıma kimi anahtarını da alıp gitti ve döndüklerinde hiçbir şey bıraktıkları gibi değildi bu yüzden dönmeyenler de oldu.