Ali İhsan Konuklu

Gözlerin diyorum, güzel gökyüzüydü o yaz İçinde eski takvimler ve unutulmuş yağmurlar biriken Sen gülünce gökyüzü bir parça mavi giyerdi Sakladığım şeyleri çıkardım, ellerimde senin kokun Yol ayrılırken birbirini bırakmış iki dal gibiydik Yetişemedik baharlara, başka mevsimlerde olmadı. Ali İhsan Konuklu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Güne başlamak biraz da eskiye dönmektir Çünkü her sabah, hatırlanan seheridir yüzünün İlk dokunduğum ellerim kalkar gamzelerinden. Ali İhsan Konuklu
Gözlerinde eski bir yazın kırık tabağı Gömleğini giyerken ayna buğulu Sabah, odada unutulmuş bir şapka gibi huysuz Çay bardağında eriyen o eski sokak sesi Yüzünü yıkarsın, gece terkeder Avucunda serçelerin dünkü uykusu Alıp götürür seni o uzak seslere Güne başlarsın şiirinde dünlerin kokusu. Ali İhsan Konuklu
Akşam sessizse hüzünden say Giydirilmiş bir eskici geçiyor bak ay ışığında Kolunda omuzunda anılar dediklerimiz Gerek de duymuyor bağırmıyor da; Rahatsızız ya hatırlıyoruz, duyuyoruz, bu işimiz gücümüz… Ali İhsan Konuklu
Bir kadın vardı yıl 2019 Ben şiirleri kağıt mendillere yazardım yanında Ve kaybolurlardı bilirdim ki onda Ütüler geri verirdi en çok da Kendisine yazılmışların kokuları da olurdu sonra Şiiri en çok o sevdi, az kaldı o şiirlerden Az rakı tadı az roka… Ali İhsan Konuklu